2024 Brezilya Sel Felaketi Sonrası: Geçmişi Onarmak mı, Geleceği Yeniden Tasarlamak mı?

Rio Grande do Sul'da yaşanan yıkıcı sellerin ardından Brezilya şehirleri, altyapılarını eski haline getirmek ile iklime dirençli yeni kentsel modeller benimsemek arasında kritik bir yol ayrımında bulunuyor.

2024 Brezilya Sel Felaketi Sonrası: Geçmişi Onarmak mı, Geleceği Yeniden Tasarlamak mı?

Mayıs 2024'te Brezilya'nın Rio Grande do Sul eyaletini vuran sel felaketi, çağdaş şehirlerin su ile olan çelişkili ilişkisini çarpıcı bir şekilde ortaya çıkardı. Çoğu nehir kıyılarına kurulan ve bu suların varlığıyla şekillenen şehirler, on yıllar boyunca suyu kontrol altına almaya çalışırken kentsel planlamaya suyun doğal dinamiklerini dahil etmeyi ihmal etti. Felaketin üzerinden iki yıl geçtikten sonra, bölgedeki altyapı çalışmaları ilerlemiş ve yeni koruma stratejileri şekillenmiş olsa da temel bir soru geçerliliğini koruyor: Şehirler suyla olan ilişkilerini yeniden mi kurguluyor, yoksa sadece geçmişte başarısız olan sistemleri mi onarıyor?

Kayıpların ölçeği, kentsel dirençliliğin ne kadar hayati olduğunu kanıtlar nitelikte. Eyalet Sivil Savunma birimine göre, 497 belediyenin 478'ini etkileyen felaket sonucunda 581.000'den fazla insan yerinden edildi. IBGE tarafından 2026 yılında yayınlanan veriler, incelenen bölgelerde 81.272 konutun tamamen yok olduğunu ve 190.253 konutun ağır yapısal hasar aldığını gösteriyor. Ayrıca, 922.000 kişinin adres değiştirdiği, bu nüfusun yaklaşık yarısının ise taşınma nedeni olarak doğrudan sel felaketini gösterdiği belirtiliyor.

Eyalet başkenti Porto Alegre'de müdahale stratejileri, büyük ölçüde 1960'larda tasarlanan koruma sisteminin restorasyonuna ve modernizasyonuna odaklandı. 68 kilometrelik setler, 14 kapak ve 23 pompalama istasyonundan oluşan bu sistem, 2024 yılında Guaíba Nehri'nin 5,37 metreye (taşkın sınırı olan 3 metrenin çok üzerinde) ulaşmasıyla yetersiz kalarak fiziksel ve operasyonel zayıflıklarını açık etti. Belediye yönetimi, 2031 yılına kadar 9 yeni pompalama istasyonu, 26 kilometrelik drenaj ağı ve 11 fırtına suyu tutma havzası inşa etmeyi hedefliyor.

Ancak, sadece setlere ve pompalara dayalı geleneksel altyapı çözümleri, su kapasiteyi aştığında şehri savunmasız bırakabiliyor. Bu noktada, Çin'deki örneklerden esinlenen "Sponge City" (sünger şehir) yaklaşımı, suyu borularla uzaklaştırmak yerine emen ve kademeli olarak serbest bırakan bir alternatif sunuyor. Federal University of Rio Grande do Sul (UFRGS) profesörü Rualdo Menegat, Porto Alegre'nin mevcut doğal özelliklerini kullanarak kendi sünger şehir modelini yaratabileceğini savunuyor.

Buna karşın, şehir merkezindeki bazı güncel uygulamalar, geçirgenliği azaltan beton parke taşlarının yoğun kullanımı nedeniyle eleştiriliyor. Uzmanlar, Porto Alegre'nin bir "sünger şehir" olma fırsatını teperek bir "parke taşı şehri"ne dönüşme riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Yeniden inşa sürecinin asıl başarısı, şehirleri Mayıs 2024 öncesine döndürmek değil, suyun bir düşman değil doğal bir güç olarak kentsel tasarımın parçası kabul edildiği daha dirençli yerleşimler kurmak olacaktır.