Afrika ve Çin, Kıtasal Vahşi Yaşam Koridorları İçin Yeşil Duvarlar İnşa Ediyor

Afrika ve Çin'deki büyük ölçekli ağaçlandırma projeleri, çölleşmeyi durdurmak ve ekosistemleri birbirine bağlamak için kıtasal düzeyde stratejik birer altyapı girişimi olarak ilerliyor.

Afrika ve Çin, Kıtasal Vahşi Yaşam Koridorları İçin Yeşil Duvarlar İnşa Ediyor

Çölleşmeyi durdurmak amacıyla geliştirilen "Büyük Yeşil Duvar" (Great Green Wall) kavramı, günümüzde Afrika ve Çin'de yürütülen büyük ölçekli bir yeniden ağaçlandırma ve restorasyon girişimi olarak öne çıkıyor. Küresel sıcaklık artışı, aşırı tarım ve uygunsuz arazi yönetimi gibi çevresel sorunlara bir yanıt niteliğinde olan bu projeler; peyzaj, tarım, ekonomi ve sosyal kalkınmayı kapsayan çok yönlü birer müdahale modeli sunuyor. Her iki girişim de devletler, sivil toplum örgütleri ve gönüllü grupların katılımıyla, parçalanmış ekosistemleri birbirine bağlayan ve yaban hayatını destekleyen kıtasal ölçekte "yeşil koridorlar" olarak kurgulanıyor.

Afrika'da 2007 yılında Afrika Birliği tarafından başlatılan Büyük Yeşil Duvar, kıtanın Sahel bölgesinde 8.000 kilometre uzunluğunda bir hat oluşturmayı hedefliyor. Senegal'den Cibuti'ye kadar uzanan bu yarı kurak bölge; şiddetli kuraklık, gıda kıtlığı ve çatışmalar gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Başlangıçta çölleşmeyi yavaşlatmak için sürekli bir ağaç kuşağı olarak planlanan proje, günümüzde bozulan arazilerin restorasyonunu, tarımsal verimliliğin artırılmasını ve kırsal yaşamın güçlendirilmesini içeren daha geniş bir ekolojik stratejiye dönüştü. 2030 yılına kadar 100 milyon hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi ve iklim direncinin artırılması hedefleniyor.

Çin'de ise 1978 yılında başlatılan Üç Kuzey Koruma Kuşağı Programı (TNSP), ülkenin kuzey ve kuzeybatı bölgelerinde toprak erozyonu ve çölleşme ile mücadele eden uzun vadeli bir restorasyon girişimi olarak faaliyet gösteriyor. 2050 yılına kadar sürmesi planlanan proje, 13 farklı idari bölgeyi kapsayan yaklaşık 4 milyon kilometrekarelik bir alanı hedefliyor. 2021-2030 dönemini kapsayan altıncı aşamasına giren proje, artık yerel bitki örtüsünün kullanımına ve daha kapsamlı ekolojik izleme yöntemlerine odaklanarak, Gobi Çölü çevresindeki peyzajları stabilize etmeyi ve tarım arazilerini korumayı amaçlıyor.