Amsterdam Schiphol Havalimanı'nda İnsan Emeğiyle İşleyen Bir Saat

Hollandalı tasarımcı Maarten Baas, Schiphol Havalimanı için bin kişinin kolektif hareketleriyle işleyen devasa bir enstalasyon tasarladı. People’s Clock, zamanın ölçümünü mekanik bir süreçten çıkarıp toplumsal bir koreografiye dönüştürüyor.

Amsterdam Schiphol Havalimanı'nda İnsan Emeğiyle İşleyen Bir Saat

Hollandalı tasarımcı Maarten Baas, Amsterdam Schiphol Havalimanı'nda sanatı, tiyatroyu ve tasarımı bir araya getiren araştırmalarını bir adım öteye taşıyan yeni bir kalıcı enstalasyona imza attı. Daha önce 2016 yılında havalimanının 2. Salonu (Lounge 2) için hazırladığı çalışmanın ardından Baas, bu kez 1. Salon (Lounge 1) için "Schiphol People’s Clock" (İnsan Saati) isimli eseriyle ziyaretçileri karşılıyor. 250 x 250 x 250 santimetre boyutlarında bir küp formunda tasarlanan eser, birbirine senkronize dört farklı ekrandan oluşuyor.

Eser, geleneksel bir analog saat yüzü sunmak yerine, on iki saatlik kesintisiz bir video akışıyla zamanı izleyiciye aktarıyor. Bu çalışmada saat ve dakika kolları, gruplar halinde hareket eden insanların koordineli koreografileriyle oluşurken, saniyeleri temsil eden hareket ise enstalasyonun çevresinde koşan tek bir performans sanatçısı tarafından gerçekleştiriliyor. People’s Clock, temel işlevi olan zamanı gösterme görevini korurken, aynı zamanda bu zamanı ölçme sürecini de şeffaf bir şekilde sergiliyor. Böylece zamanın akışı, sadece mekanik bir işleyiş olmaktan çıkıp kolektif bir eylemin sonucu haline geliyor.

Enstalasyonun yapım süreci, havalimanının hangarlarından birinde tek bir tepeden çekim (overhead shot) ile kaydedildi. Projenin hayata geçirilmesinde, büyük bir kısmı Schiphol Havalimanı çalışanlarından oluşan yaklaşık bin gönüllü yer aldı. Bu süreç, çalışanların gün boyunca paylaştıkları ortak anlara ve paralel etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Ortaya çıkan çalışma, zamanın inşasının doğası gereği hem kolektif hem de insani bir süreç olduğunu vurguluyor. Eserde herhangi bir gizli mekanizma bulunmuyor; bunun yerine izleyici, sürekli, görünür ve tekrarlayan bir koreografiyle karşı karşıya kalıyor.

Baas’ın bu yeni eseri, 2009 yılında başlattığı ve zaman kavramını farklı bir perspektiften ele alan "Real Time" serisinin bir parçası olarak konumlanıyor. Yeni enstalasyon, 2016 yılındaki mevcut saatle de doğrudan bir diyalog kuruyor. Önceki projede, bir figürün saat kollarını gerçek zamanlı olarak boyadığı benzer bir mantık, burada yerini daha geniş katılımlı bir grup koreografisine bırakıyor. Her iki çalışma da geleneksel yöntemlerin çok uzağında, ancak aynı derecede işlevsel ve alışılmışın dışında bir zaman tutma fikrini paylaşıyor.

Schiphol Havalimanı yönetimi, bu komisyon ile transit alanlarına entegre edilecek sanatsal müdahalelere verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Tasarım, iletişim ve kullanım alanlarının iç içe geçtiği Hollanda geleneğiyle uyumlu olan bu yaklaşım, havalimanının günlük operasyonlarının arkasındaki görünmez emeğe de vurgu yapıyor. Baas’ın çalışması, hiçbir vurgu yapmadan, havalimanının işleyişini sağlayan binlerce çalışana bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Bu yerleştirme, teknik bir cihazı, havaalanı ekosistemini ayakta tutan insan ilişkileri ve emeğin üzerine kurarak kurgulanmış bir tasarım olarak öne çıkıyor.