Assemble, Londra’daki Bromley Hall’u Yeni Bir Yaratıcı Çalışma Alanına Dönüştürüyor

Londra merkezli mimarlık ve tasarım kolektifi Assemble, tarihi Bromley Hall yapısını yaratıcı endüstriler için uzun vadeli bir çalışma ve üretim merkezine dönüştürmek üzere çalışmalara başladı. Proje, Grade II*-listesinde yer alan yapıyı korurken, şehrin azalan endüstriyel alan ihtiyacına sürdürülebilir bir çözüm sunmayı hedefliyor.

Assemble, Londra’daki Bromley Hall’u Yeni Bir Yaratıcı Çalışma Alanına Dönüştürüyor

Londra merkezli sanat, mimarlık ve tasarım kolektifi Assemble, şehrin en eski konutlarından biri olarak kabul edilen Grade II-listesindeki Bromley Hall'u dönüştürmek üzere 25 yıllık bir kiralama sözleşmesi imzaladı. Yaklaşık 1485 yılından kalma bu Tudor dönemi malikanesi; Old Poplar Library (yaklaşık 1904-5) ve RedBox konteyner yapısıyla birlikte, Assemble’ın bugüne kadarki en kapsamlı çalışma alanı projesinin parçası olacak. Tasarım stratejisi, mevcut 14.000 metrekarelik alanı kapsayan bir genişlemeyi ve uzun vadeli bir planla bu kapasiteyi iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Proje, tarihi yapının korunması ile yaratıcı endüstrilere istikrarlı bir çalışma ortamı sağlanması olmak üzere ikili bir hedefe odaklanıyor. Assemble, Londra'daki endüstriyel alanların 2041 yılına kadar %30 oranında azalacağı öngörüsüyle, özellikle "gürültülü ve deneysel" üretim süreçlerine olanak tanıyan mekânlar yaratmayı önemsiyor. Assemble Workspace çatısı altında geliştirilen bu yeni merkez; tekstil stüdyoları, mobilya markaları ve yerel üreticiler gibi farklı disiplinleri bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Bromley Hall’un köklü tarihi, 1255 yılına kadar uzanıyor ve yapının geçmişinde av köşkü, barut fabrikası, çocuk hastanesi ve kaliko baskı atölyesi gibi pek çok farklı işlev bulunuyor. Assemble, 2026-2029 yılları arasındaki ilk aşamada temel sermaye çalışmalarını başlatırken, Blount Room gibi ortak alanları hem stüdyo kullanıcılarına hem de kamu kullanımına açmayı planlıyor. Assemble'dan Mathew Leung, projenin kaynakların yeniden kullanımı ve yerel kültürel mirasa katkı sağlama hedefleriyle, topluluk odaklı mimari pratiklerinin bir yansıması olduğunu ifade ediyor.