Barselona'nın Kıyısında Yenileyici Bir Kentsel Dönüşüm: Land Autonomy

Barselona'daki La Font del Gos bölgesini ele alan Land Autonomy projesi, unutulmuş bir kentsel parçayı doğa temelli sistemlerle yeniden canlandırmayı hedefliyor. TnJ Studio tarafından tasarlanan proje, su yönetimi ve ekolojik onarımı merkeze alıyor.

Barselona'nın Kıyısında Yenileyici Bir Kentsel Dönüşüm: Land Autonomy

Barselona'da bulunan La Font del Gos bölgesi, Collserola dağlarının doğal dokusu ile şehrin yoğun kentsel yapısı arasında sıkışmış, uzun süre marjinalleşmiş bir alan olarak öne çıkıyor. Tarihsel olarak Riera d’Horta deresiyle beslenen meyve bahçeleri ve sulama kanallarıyla şekillenen bu arazi, 20. yüzyılın sonlarında Ronda de Dalt ve Velodrom d’Horta gibi büyük altyapı projelerinin inşasıyla doğal dengesini kaybetti. 1992 Olimpiyat Oyunları bölgeyi dönüştürmek yerine daha da dışlanmış bir 'terrain vague' alanına çevirirken, Les Cotxeres d’Horta kazısı sırasında bölgeye yığılan toprak katmanları arazinin ekolojik hafızasını büyük ölçüde sildi.

TnJ Studio tarafından geliştirilen "Land Autonomy" projesi, bölgeyi şehir öncülüğünde, doğa temelli çözümlerle ilerleyen yenileyici bir kentsel model olarak konumlandırıyor. Tasarım ekibinde peyzaj mimarı Tianyi Jiang ve mimar Jordi Ma Lu yer alıyor. Proje, peyzajı pasif bir zemin olarak değil, kentsel dönüşümün aktif bir parçası olarak ele alıyor. Geçmişte yok edilen dere yatakları, meyve bahçeleri ve biyoçeşitlilik, toplumsal kimliği ve kentsel yaşamı şekillendirmek üzere stratejik olarak yeniden kurgulanıyor.

Projenin merkezinde, suyun yüzeye geri kazandırılması yer alıyor. Biyo-filtrasyon ve drenaj havuzlarından oluşan bir ağ, yağmur suyunu tutarak toprağı besliyor ve sel riskini azaltıyor. Mevsimsel döngülere göre değişen bu alanlar, yağış dönemlerinde sulak alanlara, kurak yaz aylarında ise biyolojik çeşitliliği destekleyen batık bahçelere dönüşüyor. Enerji yönetimi tarafında, otoparklar ve topluluk alanlarının üzerine yerleştirilen fotovoltaik pergolalar, bölgedeki konutların enerji ihtiyacını karşılıyor. Ayrıca, yağmur suyu toplama sistemleri tuvalet sifonlarında ve yeşil çatıların sulanmasında kullanılıyor.

Toprak, projenin yaşayan bir malzemesi olarak yeniden işleniyor; bitkilendirme ve vahşi çiçek çayırları sayesinde mikroklima iyileştirilirken bakım maliyetleri düşürülüyor. Sokaklar, araç odaklı yapıdan arındırılarak ağaç gölgeleri altında, yaya öncelikli, kaldırımsız kamusal alanlar haline getiriliyor. Dışa doğru genişleyen bir büyüme yerine onarım odaklı bir yaklaşım benimseyen bu proje, La Font del Gos'u şehrin unutulmuş bir kıyısı olmaktan çıkarıp dayanıklı ve sosyal açıdan adil bir kentsel gelecek için prototip haline getiriyor.