Bir BIM Modeli Gerçekte Ne Kadar Bilgiye İhtiyaç Duyar?
Stuttgart merkezli KUBUS360 ofisinin geliştirdiği 'leanBIM' yaklaşımı, projelerde veri kalabalığını önleyerek mimari süreçlerde verimliliği ve doğru bilgi yönetimini odağına alıyor.

Yapı Bilgi Modellemesi (BIM), bir tasarımın her bir bileşenine yangın dayanımı sınıfından maliyet grubuna, bakım bilgilerinden malzeme detaylarına kadar devasa miktarda veri eklemeyi mümkün kılmaktadır. Ancak bu teknolojik imkan, beraberinde bir riski de getirir: Modeli daha fazla veriyle doldurma isteği. Stuttgart merkezli KUBUS360 firması, Baden-Württemberg'de (Almanya) gerçekleştirdiği idari kompleks projesinde bu duruma farklı bir perspektif getirerek projenin gerçekte ne kadar bilgiye, ne zaman ihtiyaç duyduğunu sorguluyor.
KUBUS360 bünyesindeki mimar Bianca Hirner ve BIM koordinatörü Freddy Hartmann tarafından geliştirilen "leanBIM" yaklaşımı, modeli ağırlaştırmadan ihtiyaç duyulan detay seviyesinde tutmayı hedefliyor. Vectorworks Architect yazılımı kullanılarak yürütülen süreçte, modelleme aşamasına geçilmeden önce Employer’s Information Requirements (EIR) ve BIM Execution Plan (BEP) belgeleri titizlikle hazırlanıyor. Hartmann'a göre temel amaç, modele yalnızca ilerleyen aşamalarda değerlendirilecek veya analiz edilecek bilgileri dahil etmek. Bu strateji, Level of Information Need (LOIN) matrisi ile desteklenerek her bir Industry Foundation Classes (IFC) öğesinin hangi fazda hangi özellikleri taşıyacağı önceden tanımlanıyor.
Modellerin yalın kalmasını sağlamak için KUBUS360, veri yönetimini merkezi veritabanları üzerinden kurguluyor. Proje; genel IFC veritabanı, bileşen veritabanı, kapı-pencere veritabanı ve tesis yönetimi veritabanı olmak üzere dört ana yapı etrafında şekilleniyor. Vectorworks Data Manager aracılığıyla elemanlar, yangın dayanımı gibi ortak özelliklerini bu merkezi setlerden devralıyor. Bu yöntem, verinin nerede olduğunu takip etmeyi kolaylaştırırken görselleştirmelerin ve metraj listelerinin tek bir kaynaktan beslenmesini sağlıyor.
Tasarım özgürlüğü ile BIM disiplinini birleştirmek için "sınıf tabanlı atama" (class-based assignment) yöntemi tercih ediliyor. Bu sayede, standart dışı formlara sahip özel geometriler bile ait oldukları sınıf üzerinden doğru IFC kimliğini ve maliyet verilerini taşıyabiliyor. Kalite kontrol süreçlerinde ise "Data Visualization" araçları devreye giriyor. Örneğin, "Angle Checker" adlı araç sayesinde hatalı çizilen duvar açıları veya eksik girilen yangın sınıfı bilgileri model üzerinde renk kodlarıyla anında tespit edilebiliyor. Sonuç olarak, BIM bilgisi sadece var olduğu için değil, farklı disiplinler arasındaki karar alma süreçlerini desteklediği ölçüde değer kazanıyor.