Brutalist Asia: Asya'da Brutalizmin Tarihini Yeniden Çerçeveleyen Yeni Bir Yayın

Blue Crow Media tarafından yayımlanan "Brutalist Asia", brutalizmin Batı merkezli tarih yazımına alternatif bir bakış sunuyor. Kitap, 28 ülkeden 140 yapıyı bir araya getirerek akımın Asya'daki siyasi, kültüvel ve iklimsel adaptasyonunu inceliyor.

Brutalist Asia: Asya'da Brutalizmin Tarihini Yeniden Çerçeveleyen Yeni Bir Yayın

Brutalizm tarihi bugüne kadar büyük oranda Batı merkezli bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır. Blue Crow Media tarafından yayımlanan Brutalist Asia adlı yeni kitap, bu yerleşik anlatıyı sarsarak Asyalı mimarların bu mimari dili tamamen farklı siyasi, iklimsel ve kültürel koşullara nasıl adapte ettiğini, sorguladığını ve dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Japonya ve Güneydoğu Asya'dan Güney ve Orta Asya'ya, Orta Doğu, İran ve Lübnan'a uzanan 28 ülkeyi kapsayan kitap; 140 yapıyı ve 150'den fazla fotoğrafı bir araya getiriyor. Kitapta Kenzo Tange, Paul Rudolph, Balkrishna V. Doshi, Raj Rewal, Charles Correa, Kim Swoo Geun, Leandro V. Locsin ve Le Corbusier gibi dünyaca ünlü isimlerin eserlerinin yanı sıra, kıtadaki savaş sonrası mimarlık anlayışını zenginleştiren ancak daha az tanınan önemli yapılar da yer alıyor.

Kitapta yer alan önemli bölümlerden biri, modernizm ideallerinin derin toplumsal, siyasi ve kentsel dönüşümlerle iç içe geçtiği Lübnan'a odaklanıyor. ArchDaily Genel Yayın Yönetmeni Christele Harrouk'un kitap için kaleme aldığı bölüm, Lübnan'da brutalizmin yükselişini, bu akıma yerel bir kimlik kazandıran mimarları ve modernist projeyi yarım bırakan tarihi kırılmaları ele alıyor. Lübnan'da betonarme kullanımı, Fransız Mandası dönemine, 1920'lere kadar uzanmaktadır. 1950'ler ve 1960'lardaki hızlı kentsel büyüme sırasında geleneksel taş yapının yerini alan betonarme için mimar Jacques Liger-Belair, "beton bizim taş eşdeğerimizdir" ve "sıvı taş" benzetmelerini yapmıştır. Joseph Philippe Karam, Khalil Khoury, Georges Khoury, Antoine Romanos ve Grégoire Serof gibi Lübnanlı mimarlar, brüt betonu modernliğin ve ilerlemenin sembolü olarak benimsemişlerdir. Ancak 1975 yılında patlak veren Lübnan İç Savaşı, bu ulus-devlet projesini ve onunla birlikte yükselen modernist mimarlık hareketini aniden kesintiye uğratmıştır.

Lübnan brutalizminin en ikonik örneklerinden biri olan ve Khalil Khoury tarafından 1973 yılında tasarlanan Interdesign Building, bu kesintiye uğramış modernleşme sürecinin en somut fiziksel sembollerinden biridir. İnşaat süreci savaş nedeniyle duran ve ancak 1990'ların sonunda tamamlanabilen bu devasa mobilya mağazası ve sergi salonu yapısı, tamamlandığı dönemde kentin ekonomik yapısının üretimden bankacılık ve turizme kaymasıyla işlevsiz kalmıştır. Bankalar tarafından el konulan ve yıllarca atıl duran Interdesign Building, esnek olmayan mekânsal yapısı nedeniyle bugün de Beyrut'un ortasında yarım kalmış bir modern projenin anıtı olarak yükselmektedir.

Brutalist Asia kitabı; Bob Pang, John Barr, Bhawna Dandona, Christele Harrouk, Kyung Taek Lee, Caryn Paredes-Santillan, Pinai Sirikiatikul, Soroush Mohajery ve Amirhosein Rad tarafından kaleme alınan 8 özgün makale ile brutalizmin Asya genelindeki farklı coğrafi, iklimsel ve siyasi bağlamlarda nasıl yeniden yorumlandığını detaylı bir şekilde belgeliyor.