Büro Ole Scheeren, Güney Kore’de Kıvrımlı Bir Sanat Galerisi Tasarladı

Berlin merkezli mimarlık stüdyosu Büro Ole Scheeren, Daegu'da dijital sanat eserlerine ev sahipliği yapacak beton bir yapı olan Suseong Continuum projesini duyurdu. Yeonhwaji Parkı'na entegre edilen tasarım, doğal peyzaj ile dijital dünya arasında kesintisiz bir geçiş sunmayı hedefliyor.

Büro Ole Scheeren, Güney Kore’de Kıvrımlı Bir Sanat Galerisi Tasarladı

Berlin merkezli mimarlık stüdyosu Büro Ole Scheeren, Güney Kore'nin Daegu kentindeki Yeonhwaji Parkı içerisinde inşa edilmesi planlanan Suseong Continuum adlı sanat galerisinin tasarımını açıkladı. Toplam 364 metrekarelik bir alana sahip olan bu yapı, özel olarak dijital sanat eserlerini sergilemek amacıyla tasarlandı. Suseong District Government tarafından sipariş edilen proje, Suseong International Biennale kapsamında kalıcı bir kamusal sanat eseri olarak 2028 yılında ziyarete açılması hedefleniyor.

Stüdyonun kurucusu Ole Scheeren, galeri tasarımını geleneksel eşiklerin ve kapalı odaların olmadığı, sürekli bir akış alanı olarak tanımlıyor. Tasarımın temel motivasyonunu dijital sanatın doğasındaki kesintisiz bağlantılar olarak açıklayan Scheeren, ziyaretçilerin mekan içerisinde hareket ettikçe gerçekliklerin birbiri içinde eridiği bir deneyim yaşadığını belirtiyor. Yapı, peyzajın bir devamı olarak kurgulanmış olup kısmen parkın topografyasına gömülü bir şekilde konumlandırılmıştır ve yakınındaki lotus göletine yönlendirilmiştir.

Yapının dış kabuğunda, kaba bir doku oluşturmak amacıyla kalıp izli beton kullanılmıştır. İç mekanda ise bu doku, dijital medyanın yansıtılmasına olanak tanıyan pürüzsüz beton yüzeylere dönüşmektedir. Galeri içindeki tüm aydınlatma ve teknik altyapı, Center for Art and Media Karlsruhe ile iş birliği içinde geliştirilen katmanlı bir tavan sistemi ile gizlenmiştir. Kavisli duvarların genişleyip daraldığı mekanda, ışık ve ses gibi atmosferik unsurlar ziyaretçinin rotası boyunca kademeli bir şekilde değişerek immersif bir deneyim sunar. Suseong Continuum, doğa ile teknoloji arasındaki ayrımı bulanıklaştırarak ziyaretçiyi parktan dijital dünyaya taşıyan sürekli bir dönüşüm alanı olarak tasarlanmıştır.