Danimarka, Fehmarnbelt Tüneli projesiyle 300.000 metrekarelik yeni arazi kazandı

Fehmarnbelt Tüneli inşaatı kapsamında deniz tabanından çıkarılan malzemeler, Danimarka'nın güney kıyısında yeni bir doğal alan yaratmak için kullanıldı. 42 futbol sahasına eşdeğer olan bu yeni alan, yürüyüş yolları ve çeşitli yaban hayatı ile halka açılacak.

Danimarka, Fehmarnbelt Tüneli projesiyle 300.000 metrekarelik yeni arazi kazandı

Danimarka’nın güney kıyılarında, Baltık Denizi altındaki Fehmarnbelt Tüneli inşaatının bir parçası olarak gerçekleştirilen arazi kazanımı projesi, ülkeye 42 futbol sahasına eşdeğer 300.000 metrekarelik yeni bir alan kazandırdı. Dünyanın en uzunu olması planlanan 18 kilometre uzunluğundaki kara ve demir yolu tüneli, Danimarka ile Almanya’yı birbirine bağlayarak kıta Avrupası ile İskandinavya arasındaki ulaşım bağlantılarını güçlendirmeyi hedefliyor.

Projenin geliştiricisi olan devlet destekli ulaşım şirketi Sund & Bælt, tünel için yapılan deniz tabanı kazılarından elde edilen malzemelerin Rødbyhavn kıyısında yapay bir ada oluşturmak üzere yeniden değerlendirildiğini belirtti. Proje müdürü Ditte Hjort, bu yeni alanın ziyaretçilere özgün bir kıyı doğası deneyimi sunacağını ifade etti. Peyzaj çalışmalarında üç göletin yanı sıra sert kıyı iklimine dayanıklı bitkiler kullanılacak; ayrıca tünel fabrikasının inşası sırasında kazılan ve içerisinde çeşitli bitki tohumları barındıran toprak da bölgeye yayılarak ekolojik çeşitliliğin artırılması hedefleniyor.

2029 yılında tamamlanması beklenen 18 kilometrelik tünel, deniz yatağına açılan bir hendeğe yerleştirilecek 217 metre uzunluğunda ve 73.000 ton ağırlığındaki 89 beton elemandan oluşacak. Bu altyapı projesinin Hamburg ve Kopenhag arasındaki seyahat sürelerini trenle iki saate, karayoluyla ise bir saatin biraz üzerine indirmesi ve uçak yolculuğuna olan bağımlılığı azaltması bekleniyor. 2008 yılında imzalanan anlaşmanın ardından çeşitli gecikmeler yaşayan proje, Danimarka'da geliştirilen diğer yapay ada projeleri olan Lynetteholm ve Holmene ile birlikte bölgedeki altyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının bir parçası konumunda bulunuyor.