Frank Gehry’nin İlk Ölüm Sonrası Sergisi Beverly Hills’te Kapılarını Açtı

Gehry ailesi ile iş birliği içinde düzenlenen sergi, mimarın tasarımlarına ilham veren hayvan figürlerine odaklanıyor. Beverly Hills’teki Gagosian galerisinde yer alan seçki, Gehry’nin mimari dehasının daha özgür ve deneysel bir yansımasını sunuyor.

Frank Gehry’nin İlk Ölüm Sonrası Sergisi Beverly Hills’te Kapılarını Açtı

Balıklar, ayılar, yılanlar ve timsahlar, Frank Gehry’nin mimari pratiğiyle paralel ilerleyen, onun hayal gücünü besleyen temel figürler arasında yer alıyor. Mimara adanan ve ölümünün ardından düzenlenen ilk sergi olma özelliği taşıyan bu özel seçki, 27 Haziran 2026 tarihine kadar Beverly Hills'teki Gagosian galerisinde ziyaret edilebilir. Gehry’nin stüdyosu tarafından tasarlanan ve aile ile iş birliği içinde organize edilen sergi, sanatçının mimari eserlerinden daha az anıtsal ancak oldukça özgür ve deneysel bir dilini izleyicilerle buluşturuyor.

Sergide öne çıkan eserler arasında, 2014 tarihli ve 316L paslanmaz çelikten üretilen, yaşam boyu ölçekli "Bear with Us" adlı ayı heykeli bulunuyor. Heykelin düzensiz ve parlak yüzeyi, tıpkı mimarın mimari projelerindeki malzeme deneyimlerini anımsatan, buruşturulmuş metal etkisi yaratan soyut bir hacim sunuyor. Mimarın repertuvarında balık figürü, hem otonom bir konu hem de Walt Disney Konser Salonu ve Guggenheim Abu Dhabi gibi birçok binasının eğrilerinde ortaya çıkan biçimsel bir motif olarak dikkat çekiyor. Ayrıca sergide, 2023 tarihli "Fish on Fire" adlı bakır heykel ve ColorCore Formica ile silikon kullanılarak üretilen "Untitled (Black Crocodile New York)" da yer alıyor.

Heykellerin yanı sıra, 1989 tarihli guaj boyalı papier-mâché "A Pair of Snake Lamps" (Yılan Lambalar) adlı eser, yılan formunun işlevsel bir nesneye nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Sergi, mürekkepli, sulu boya ve akrilik tekniklerle kağıt üzerine çalışılmış on adet eseri de içererek Gehry’nin balık figürleri üzerindeki sanatsal hareket araştırmasını gözler önüne seriyor. Bu sergi, mimarın kurumsal kimliğinden ziyade, sanatsal keşiflerine ve daha az bilinen deneysel yönlerine odaklanan bir yeniden yorumlama çabası niteliğindedir.