Gaudí'nin Yapay Zeka Tasarımları ve Haftanın Öne Çıkan Mimarlık Tartışmaları
Dezeen okuyucuları bu hafta, Antoni Gaudí'nin New York için tasarladığı otel projesinin yapay zeka ile canlandırılmasını tartışmaya açtı. Haftalık tartışmalarda ayrıca Robert AM Stern Architects'in müze genişletmesi ve Unknown Architects'in Hollanda'daki kumul evi de öne çıktı.

Yapay zeka sanatçısı Thierry Lechanteur'un, Antoni Gaudí'nin New York'ta inşa edilemeyen süper yüksek bir otel projesi için hazırladığı spekülatif tasarımların dijital canlandırmaları, okuyucular arasında hararetli bir tartışma başlattı. Lechanteur tarafından "Gaudí'nin en büyüleyici projelerinden biri" olarak tanımlanan ve "alternatif bir New York hayaleti" sunan bu yapay zeka üretimi görseller, dijital sanat ve mimarlık ilişkisini sorgulatıyor. Bazı okuyucular bu teknolojiye tepki gösterirken, Eric Schneider günlük akışında daha fazla yapay zeka görmek istemediğini belirtti. Ben adlı okuyucu ise yapay zeka sanatı diye bir şey olmadığını savunarak makaleyi eleştirdi. Cantolivre ise birisinin sadece sohbet robotuna komut yazmasının alkışlanacak bir durum olmadığını dile getirdi. Öte yandan, Flexible Fotography ve Jb gibi kullanıcılar yapay zeka sanatçılığını savunarak, ortaya çıkan işlerin belirli bir pratik ve beceri gerektirdiğini vurguladı.
Tartışma yaratan bir diğer önemli proje ise mimarlık stüdyosu Robert AM Stern Architects (RAMSA) tarafından tamamlanan New York Historical Museum genişletme çalışması oldu. Projenin hassas genişletme çalışması bazı okuyucular tarafından tahmin edilebilir bulundu. Okuyuculardan Souji iç mekanı fazla beyaz kutu gibi bulsa da çalışmayı başarılı olarak değerlendirirken, Fremp ise tasarımı her zamanki gibi muhteşem ama tahmin edilebilir olarak nitelendirdi. Projeye yönelik eleştirilerde Andy Enock yapay çim kullanımını eleştirirken, The Discreet Architect ise tasarımı sıkıcı ve muhafazakar olarak tanımladı.
Haftanın en çok beğenilen ve üzerinde uzlaşılan projesi ise Unknown Architects imzalı House on a Dune oldu. Hollanda'nın Terschelling adasında, kumullarla kaplı bir araziye gömülü ahşap kaplı tatil kulübesi okuyuculardan büyük övgü aldı. Dan Bronkema projeyi "Apotiyotik deha" olarak tanımlarken, Marius ise projenin sağlamlığını ve kullanışlılığını övdü. Ancak bazı okuyucular projenin teknik detaylarını sorguladı; Hanjiyun bodrum katındaki drenaj yönetimini merak ederken, Colin MacGillivray ise yatak odalarının içinden dışarıya bakan fotoğrafların eksikliğine dikkat çekti.