Groupwork ve Webb Yates, Dünyanın İlk Taş İskeletli Yüksek Binasını Tamamladı
Londra'daki Petra Heights projesi, beton çekirdek veya kolon kullanmadan, tamamen taş bir dış iskelet ile inşa edilen ilk yüksek katlı yapı olma özelliğini taşıyor. Proje, yapı sektöründe düşük karbonlu bir alternatif olarak taş kullanımının yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Londra’nın kuzeyindeki Finchley Road üzerinde yer alan Petra Heights konut projesi, beton ve çeliğin yerine yaklaşık bin ton volkanik kaya kullanılarak inşa edildi. Mimarlık stüdyosu Groupwork ve mühendislik firması Webb Yates tarafından tasarlanan yapı, altı ile on kat arasında değişen üç bloktan oluşuyor. Binanın en dikkat çekici özelliği, ağırlığını ve rüzgar yükünü tek başına taşıyan, betonarme bir stabilite çekirdeği veya kolon içermeyen, tamamen taşıyıcı bir taş iskelet sistemine sahip olmasıdır. Webb Yates'in kurucusu Steve Webb, bu yöntemi bir "dünya ilki" olarak tanımlıyor.
Projede Sicilya bazaltı ve Norveç larvikiti kullanıldı. Yapısal bir iskelet görevi gören taşlar, geleneksel betonarme elemanlara ihtiyaç duyulmadan binayı ayakta tutuyor. Taşın dış yüzeyde hem yapı hem de cephe işlevi görmesi sayesinde, ek bir kaplama malzemesine de gerek kalmıyor. Groupwork kurucusu Amin Taha, yapı sektörünün toplam emisyonunun yüzde 16’sını oluşturan çelik ve beton kullanımına karşı, taşın ahşaptan sonra en sürdürülebilir ikinci malzeme olduğunu vurguluyor. Petra Heights, benzer ölçekteki betonarme bir yapıya kıyasla, malzeme ve inşaat kaynaklı karbon ayak izini yaklaşık yüzde 32 oranında düşürüyor.
Zorlu bir arsa üzerinde konumlanan projede, 572 adet kolon ve kiriş kullanıldı. Taş bloklar, çelik dübeller ve epoksi harç ile birleştirildi. Ayrıca, sadece bir buçuk günde inşa edilen prefabrik taş asansör şaftı, projenin yenilikçi teknik uygulamaları arasında yer alıyor. Farklı volkanik taşların renklerini birleştirmek amacıyla, taşların demir içeriğini ortaya çıkaran kimyasal bir yıkama yöntemi uygulandı; bu işlem yapıya, bölgedeki tarihi kırmızı tuğlalı evlerle uyumlu paslı bir ton kazandırdı.
Webb ve Taha, bu projenin Birleşik Krallık’ta planlanan yeni konutlar için bir model teşkil edebileceğini savunuyor. Projenin gelecekteki ölçeklenebilirliği konusunda araştırmalar yapan ekip, benzer tekniklerle 30 katlı gökdelenler inşa edilebileceğini ve çelik çerçeveli yapılara kıyasla emisyonların yüzde 80 oranında azaltılabileceğini belirtiyor.