Herzog & de Meuron'dan Mobilya Tasarımına Mimari Bir Yaklaşım: MTM

Herzog & de Meuron, UniFor için tasarladığı MTM koleksiyonuyla, mimari sistemlerin ve yapısal ilkelerin mobilya ölçeğine nasıl uygulanabileceğini araştırıyor. Tek bir yapısal kurgudan yola çıkan bu koleksiyon, farklı işlevlere uyarlanabilen tutarlı bir tasarım dili sunuyor.

Herzog & de Meuron'dan Mobilya Tasarımına Mimari Bir Yaklaşım: MTM

Mimariyi düzenleyen sistemler; geometri, oran, strüktür ve inşa teknikleri, farklı program ve bağlamlara uyum sağlarken kimliğini koruyabilen kurallar bütünü oluşturur. Mimari bir ızgara sistemi veya tekrarlanan bir yapısal detay, farklı mekansal kullanımlara olanak tanırken tasarımın genel bütünlüğünü de muhafaza edebilir. Herzog & de Meuron, UniFor için geliştirdiği "MTM—Made to Measure" adlı koleksiyonla, bu mimari düşünce biçimini mobilya tasarımına taşıyor.

1978 yılında Basel'de Jacques Herzog ve Pierre de Meuron tarafından kurulan ofis, küçük ölçekli müdahalelerden büyük ölçekli kentsel projelere kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyor. Herzog & de Meuron, her projeye özgü bir durum değerlendirmesi yaparak, sabit bir mimari dil dayatmak yerine projenin kendi gerçekliğinden beslenmeyi tercih ediyor. Jacques Herzog, "Her projeyi ve her durumu kendi şartlarına göre ele almayı önemsiyoruz; her projenin kendi gerçekliği vardır" sözleriyle bu yaklaşımı ifade ediyor.

MTM koleksiyonu da bu felsefeyi mobilya ölçeğine taşıyarak, yapısal bir sorunun nasıl farklı kullanımlara olanak tanıyabileceğini sorguluyor. Tasarımın temelinde, 12 derecelik bir geometri ve üç boyutlu ahşap birleşim detayları yer alıyor. Bu temel yapısal ilkeler; masalar, banklar, kanepeler, gün yatakları ve farklı uzunluklarda masa tenisi masaları gibi çeşitli mobilya birimlerine dönüşüyor. Herzog & de Meuron, binalarında olduğu gibi mobilya koleksiyonunda da bağlama ve strüktür ilişkisine odaklanarak, her bir parçanın kendi içinde tutarlı bir kimlik kazanmasını sağlıyor.