Highland Bridge: Saint Paul’da Endüstriyel Bir Sahadan Kentsel Dönüşüm Örneği
Eski bir Ford montaj fabrikası arazisi, su yönetimi ve kamusal alan odaklı bir yaklaşımla sürdürülebilir bir mahalleye dönüştürüldü. Highland Bridge projesi, ekolojik onarımı kentsel dokuyla bütünleştiren yenilikçi bir model sunuyor.

Saint Paul, Minnesota'daki eski Ford montaj fabrikası arazisi, Confluence tarafından gerçekleştirilen Highland Bridge projesi ile kamusal alan ve su yönetimi ekseninde yeni bir yerleşim bölgesine dönüştürüldü. Endüstriyel bir kahverengi alan (brownfield) olan bu bölge, 1925 yılında Hidden Falls Deresi'nin yeraltına alınması ve bölgenin nehirle bağlantısının kopmasıyla ekolojik bir yıkıma uğramıştı. Proje, 440.000 metreküpün üzerinde kirli toprağın temizlenmesi ve yönetilmesiyle başlayan kapsamlı bir iyileştirme sürecini temel alıyor.
Projenin merkezinde, suyu bir sivil altyapı ve görünür bir kamusal değer olarak ele alan merkezi bir yeşil altyapı sistemi yer alıyor. Beş biyofiltrasyon havuzu, iki hız kontrol göleti ve beş yeraltı depolama sisteminden oluşan bu yapı, yıllık yaklaşık 64 milyon galon suyu arıtarak bölgedeki sosyal-ekolojik bağlantıyı güçlendiriyor. Bu sistem sayesinde, iki yıllık tasarım fırtınalarında tepe deşarjında %98 oranında azalma sağlandı. Water Environment Federation, 2025 yılında bu başarıyı bölgesel ölçekte su kalitesi performansı dalında bir Proje Mükemmellik Ödülü ile taçlandırdı.
Highland Bridge, yaklaşık 3.800 konutluk kapasitesiyle %20’si uygun fiyatlı konut olmak üzere karma kullanımlı bir mahalle kurguluyor. 55 dönümden fazla park alanı ve 10 milden uzun bisiklet ve yaya yolu, Gateway Park, Central Plaza, Assembly Union Park ve Grandmother Earth Park gibi birbirine bağlı kamusal alanlarla bir ağ oluşturuyor. Bu alanların peyzaj tasarımında, Minnesota'ya özgü 132 bitki türü ve 1.000'den fazla yeni ağaç kullanılarak hem yerel habitatın güçlendirilmesi hem de sulama ihtiyacının azaltılması hedeflendi. On yıllık bir süreçte gerçekleştirilen 200’den fazla topluluk etkinliği, projenin erişilebilirlik ve eşitlik önceliklerini şekillendirdi.