Historic England ve City of London Arasında Kule Çatışması
Historic England, yeni gökdelen projelerinin UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Tower of London üzerindeki etkileri konusunda endişelerini dile getiriyor. City of London ise ekonomik büyüme hedefleri doğrultusunda bu kısıtlamalara karşı çıkıyor.

Koruma kuruluşu Historic England ile City of London yetkilileri arasında, bölgede planlanan yeni gökdelenlerin Tower of London üzerindeki etkisine dair bir anlaşmazlık yaşanıyor. City Plan 2040 sürecini belirlemek adına yapılan son oturumlarda Historic England, tarihi yapıyı korumak adına Tower of London ile City of London arasında açık bir gökyüzü boşluğu bırakılması gerektiğini savundu.
Birleşik Krallık hükümetinin tarihi çevre konusundaki yasal danışmanı olan Historic England, City of London'ın doğu sınırına inşa edilmesi planlanan ofis binalarının, Tower of London'ın UNESCO Dünya Mirası statüsüne yönelik bir tehdit oluşturabileceğini iddia ediyor. Kurum temsilcileri, Dünya Mirası'nın korunmasının hayati önem taşıdığını ve bu tür projelerin alanı "Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi"ne girmekten korumak için sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. 11. yüzyılda Kral I. William tarafından Thames Nehri kıyısında inşa edilen yapı, uzun süredir dünya mirası statüsüyle korunuyor.
City Plan 2040 görüşmeleri, Birleşik Krallık Konut ve Planlama Bakanı Matthew Pennycook’un projenin Tower of London üzerindeki etkisinin daha detaylı değerlendirilmesini talep etmesinin ardından yeniden başladı. Bakan Pennycook, Haziran ayında yaptığı açıklamada, planın ekonomik büyümeyi kısıtlamadan tarihi yapıyı koruma konusundaki yeterliliğine dair güvence istemişti. Bu durum, bölgede en az 1,2 milyon metrekarelik yeni ofis alanı yaratmayı hedefleyen City of London Corporation'ın planının yayınlanmasını geciktirdi.
Buna karşılık City of London yetkilileri, Historic England'ın önerdiği kısıtlamaların ciddi bir ofis alanı kaybına yol açacağını savunuyor. City of London planlama ve ulaşım komitesi başkanı Tom Sleigh, bölgenin ülkedeki en üretken posta kodlarına sahip olduğunu belirterek, bu büyümeyi gerekçesiz yere engellemenin ulusal ekonomi açısından zarar verici olacağını ifade etti. Sleigh, şehrin ve kulenin dokuz yüzyıldır bir arada büyüdüğünü belirterek, hazırlanan planın hem ofis ihtiyacını karşıladığını hem de tarihi yapının çevresine saygı duyduğunu savundu.