Issey Miyake ve Ensamble Studio'dan Atık Kağıttan Yeni Malzeme
MIYAKE DESIGN STUDIO ve Ensamble Studio, moda üretim sürecindeki kağıt atıklarını mobilya, heykel ve mimariye dönüştüren deneysel bir sergiye imza atıyor.

Issey Miyake'nin tasarım laboratuvarındaki en ilgi çekici yeni malzeme icat edilmedi; fabrika zemininde zaten mevcuttu. Onlarca yıldır markanın kendine özgü piliçleme (plise) süreci, kıyafetleri pres makinelerinden geçerken araya koyan ince kağıt tabakalarına dayanıyor. Kağıt, kumaşı koruyor ve çağdaş modanın en tanınabilir imzalarından biri haline gelen kalıcı katlantıların oluşmasını sağlıyor. Görevi bittikten sonra ise bu kağıt silindirik rulolar halinde sıkıştırılarak bertaraf veya geri dönüşüm için hazırlanıyor. Issey Miyake bu rulolara "Kağıt Kütükler" (Paper Logs) adını veriyor ve bunların aslında birer atık olup olmadığını sorguluyor.
Bu soru, MIYAKE DESIGN STUDIO ile İspanyol mimarlık ofisi Ensamble Studio ortaklığında hazırlanan, Tokyo'daki 2121 DESIGN SIGHT Gallery 3'te açılan "The Paper Log: Shell and Core" adlı deneysel serginin temelini oluşturuyor. 13 Eylül'e kadar görülebilecek sergi, Milano Tasarım Haftası'nda ilk kez sunulan projenin mekana özgü bir iterasyonunu Japonya'ya taşıyarak moda üretiminin artık maddesini mobilya, heykel ve mimari arasında gezinen nesnelere dönüştürüyor. Neredeyse her tasarım endüstrisinin döngüsellik, yeniden kullanım ve malzeme verimliliği hakkında konuştuğu bir dönemde proje, atık bir malzemenin orijinal üreticilerinin asla amaçlamadığı nitelikler barındırıp barındırmadığını araştırıyor.
MIYAKE DESIGN STUDIO Tasarım Direktörü Satoshi Kondo projenin amacını, ikincil veya çevresel görünen unsurlara yeni perspektiflerden bakarak değer bulmak şeklinde açıklıyor. Pliçleme kağıdının çıkarılmasının ardından son derece ince tabakalar nakliye ve geri dönüşüm için rulolar halinde sıkıştırılıyor. Kesitte biriktirilen katmanlar, bir ağacın büyüme halkalarına benzeyen dairesel desenler oluşturuyor; bu da malzemeye adını veriyor. Ahşap gibi kesilebilen, yontulabilen ve biçilebilen Kağıt Kütük, aynı zamanda soyularak yeniden tabakalara ayrıştırılabiliyor. Balmum tutkal, pigment ve sertleştiriciler gibi uygulamalar malzemenin yapısal ve dokunsal özelliklerini kökten değiştirebiliyor.
Kondo, sıkıştırılmış kütükleri enlemesine keserek tabureler üretmiş ve bu nesneler Paris'teki ISSEY DESIGN SHOW İlkbahar/Yaz 2025 defilesinin oturma düzeni ve enstalasyonunun bir parçası olarak kullanılmıştı. Çalışmaların genişlemesiyle Kondo, Antón García-Abril ve Débora Mesa liderliğindeki Ensamble Studio'yu projeye davet etti. Moda ve mimari radikal farklı ölçeklerde çalışsa da, her iki disiplin de formun yapım süreci yoluyla keşfedilmesine ilgi duyuyor. Sonuçta ortaya çıkan sergi kavramsal olarak iki bölüme ayrılıyor: Shell (Kabuk) ve Core (Çekirdek).
Ensamble Studio'nun katkısı olan Shell, kağıt kütüklerin sıkıştırılmasını tersine çevirerek başlıyor. Tabakalar rulolardan ayrılarak mevcut nesneleri sarıyor veya yeni hacimler oluşturuyor. Sertleştirici maddeler kağıdı kristalleştirerek pliçlerini, kırışıklıklarını ve katlarını koruyor. Ortaya çıkan parçalar "hafıza nesneleri" olarak tanımlanıyor. Kağıt, kıyafetlere karşı preslenmiş bir geçmişe sahip olduğu için Ensamble Studio bu izleri yararlı bilgiler olarak ele alıyor ve malzemenin şekli tutma, hacim yaratma kapasitesini araştırıyor. Sertleştirilen kağıt ikinci bir cilt haline gelerek geçici kıvrımları kalıcı kılıyor.
Moda ve mimariyi buluşturan bu iş birliği, iki disiplinin de kendi kimliğini kaybetmeden paralel çalışmasına dayanıyor. Miyake'nin plekleme konusundaki onlarca yıllık deneyimi ile Ensamble Studio'nun yapı ve mekansal varlık konusundaki teknikleri bir araya geliyor. Sergi, 13 Eylül 2026 tarihine kadar Tokyo'daki 2121 DESIGN SIGHT Gallery 3'te ziyaretçilerini ağırlıyor.