Jesús Rafael Soto'nun kinetik yerleştirmesi Londra'da ziyarete açıldı
Serpentine, 2026 yaz programı kapsamında Venezuelalı sanatçı Jesús Rafael Soto'nun ikonik "Pénétrable" serisinden bir eseri park alanına taşıdı. Etkileşimli enstalasyon, ziyaretçileri fiziksel bir deneyime davet ederken Lanza Atelier tasarımı pavyon ile mekânsal bir diyalog kuruyor.

Serpentine, Londra'daki Kensington Gardens'ta yer alan yıllık pavyon programına bu yıl farklı bir soluk getiriyor. Lanza Atelier tarafından tasarlanan 2026 Serpentine Pavyonu’nun hemen yanı başına, Venezuelalı sanatçı Jesús Rafael Soto'nun "Pénétrable BBL Jaune" adlı kinetik heykeli yerleştirildi. 2005 yılında hayatını kaybeden sanatçının Birleşik Krallık'ta dış mekanda sergilenen ilk eseri olma özelliğini taşıyan bu çalışma, galeri yönetiminin yaz dönemi etkinlikleri kapsamında sanat programına dahil edildi.
İlk olarak 1999 yılında tasarlanan eser, beyaz çelik bir iskeletten aşağı sarkıtılan binlerce sarı tüpten oluşuyor. Ziyaretçilerin tüplerin arasından geçerek etkileşime girmesine olanak tanıyan çalışma, nesnenin statik bir formdan enerji dolu titreşimlere dönüşmesini sağlıyor. Serpentine Sanat Direktörü Hans Ulrich Obrist, Soto'nun "Pénétrable" serisinin temelinin katılımcı kinetik sanat olduğunu belirterek, çalışmanın nesneyi bir ilişkiler ağına dönüştürdüğünü ifade ediyor.
Obrist, bu heykelin seçimini, Lanza Atelier imzalı pavyonun tasarım diliyle kurduğu kavramsal bağ ile açıklıyor. Her iki yapının da teoride bir bariyer veya duvar olarak algılanan kütleleri, içinden geçilebilir birer geçite dönüştürdüğüne dikkat çeken Obrist, Soto’nun asılı elemanlarının ziyaretçinin bedeniyle kurduğu ilişki ile pavyondaki boşluklu tuğla duvarların benzer bir mekânsal deneyim sunduğunu vurguluyor.
Geçtiğimiz yıl Peter Cook’un tasarladığı "Lego Play Pavilion" ile başlayan, her yaştan ziyaretçiye hitap eden oyun odaklı projeler geleneği, Soto'nun eseriyle devam ediyor. Heykelin bağımsız bir proje olmasına rağmen bölgenin oyuncul ruhunu desteklediğini belirten yönetim, Soto'nun kendi döneminin öncü sanatçılarından biri olarak Birleşik Krallık’ta yeterince görünür olmamasının da bu seçimi pekiştirdiğini belirtiyor.