Kolombiya Depremi, Uluslararası Kule Projeleri ve Haftanın Öne Çıkan Mimari Gelişmeleri
Kolombiya'daki 7,4 büyüklüğündeki deprem sonrası yürütülen çalışmalarla birlikte, Pekin'in 2029 Dünya Mimarlık Başkenti ilan edilmesi ve Vlorë, Şikago ile Qiddiya City'de yükselen uluslararası ölçekteki yeni projeler haftanın mimarlık gündemini şekillendiriyor.

Bu haftanın mimarlık gündemi, büyük mekânsal ve toplumsal ölçekli olaylara odaklanıyor. Latin Amerika'da, Kolombiya'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki şiddetli depremin ardından arama ve kurtarma çalışmaları kesintisiz devam ederken, mimarlık ve yapı disiplinleri bölgeye yönelik insani yardım ve yeniden inşa süreçleri için hazırlıklarını sürdürüyor. Diğer taraftan UNESCO, dünya genelinde iki önemli uluslararası günü geride bıraktı: Dünya Yerli Halkları Günü ve Uluslararası Gençlik Günü. Yerli Halklar Günü kapsamında, atalardan kalan geleneksel yapı bilgilerine, kadim inşa tekniklerine, vaka incelemelerine ve uzman söyleşilerine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. Gençlik Günü’nde ise mimarlığın genç nesillerin beklenti, ihtiyaç ve arzularına nasıl yanıt verebileceği konusu tartışmaya açıldı. Önümüzdeki döneme ilişkin projelerde ise Arnavutluk'un Vlorë kenti, ABD'nin Şikago şehri ve Suudi Arabistan'daki Qiddiya City öne çıkıyor. Bu kapsamda OODA ve SOM tarafından tasarlanan iki büyük kule projesi ile Populous tarafından geliştirilen ve bitki örtüsüyle kaplı yeşil cephelere sahip ulusal tenis merkezi öne çıkan tasarımlar arasında bulunuyor.
Kentsel ölçekteki projeler bu hafta iki ayrı organizasyon bünyesinde uluslararası takdir kazandı. İlk olarak Çin'in başkenti Pekin, UNESCO ve Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) tarafından "2029 Dünya Mimarlık Başkenti" ilan edildi. Bu unvan, Pekin'in dünyanın en zengin mimari miraslarından birini sürdürülebilir kentsel gelişim vizyonuyla bir araya getirme kabiliyetinin bir sonucu olarak verildi. Kentsel alandaki ikinci gelişme ise Kanada Mimarlık Merkezi (CCA) tarafından düzenlenen sergi oldu. Sergi, Portekizli usta mimar Álvaro Siza'nın kentsel ölçekteki çalışmalarına odaklanarak, mimarın uygulamasının mahalleyi, kamusal alanları ve geniş kentsel strüktürleri nasıl kapsadığını inceliyor. Daha küçük ölçekli ancak yüksek etki hedefleyen bir diğer kentsel müdahale ise Kanada'nın Ontario eyaletinde gerçekleşti. Toronto merkezli girişim Civic Grid tarafından tasarlanan prototip mimari batarya sistemi, eyaletteki bir kasabanın kamusal meydanına kuruldu. Kent ekipmanı olarak tasarlanan monolitik batarya sistemi, kasabanın enerji dönüşüm süreçlerini desteklemek amacıyla hayata geçirildi.
Venedik Bienali 20. Uluslararası Mimarlık Sergisi kapsamında yer alacak Türkiye Pavyonu'nun teması kamuoyuyla paylaşıldı. Teklif, geleneksel olarak mimari elemanların yeniden kullanımı anlamına gelen spolia kavramı etrafında şekilleniyor. Tema; birlikte var olma, arşivleme, yavaşlama, onarım ve geleceğe dair spekülasyon kavramları üzerinden geliştirilerek, malzeme ve inşa süreçlerinin mimarlık, hafıza ve toplum arasında nasıl yeni ilişkiler kurabileceğini sorguluyor. Mekânın imge ve bellek üzerinden kurgulanması sinema sanatının da temel özellikleri arasında yer alıyor. Pritzker Ödüllü mimar Peter Zumthor'un yapıtlarını ve mimari yaklaşımını ele alan, usta yönetmen Wim Wenders imzalı yeni belgesel "From Inside Out – The Architecture of Peter Zumthor", mekanın atmosferik ve simgesel değerlerini sinemaya taşıyor. Belgeselin ilk gösteriminin Eylül 2026'da Venedik Uluslararası Film Festivali'nin "Venice Open – Out of Competition" (Yarışma Dışı) programı kapsamında gerçekleştirileceği açıklandı.
OODA'dan Arnavutluk'un Vlorë Kentinde DUAS Kuleleri Projesi
Portekizli mimarlık bürosu OODA, Arnavutluk'un Vlorë kentinde tasarladığı DUAS Kuleleri projesinde ruhsatlandırma aşamasına geçerek projeyi inşaat sürecine bir adım daha yaklaştırdı. Otel, perakende ve konut programlarını içeren karma kullanımlı bu yapı kompleksi, 24 katlı ve 98 metre yüksekliğinde iki kuleden oluşuyor. Kulelerden biri 30'a 25 metre ölçülerinde dikdörtgen bir taban planına sahipken, diğeri 26 metre çapında dairesel bir plana sahip. Her iki kule de bükülme ve sıkışma hareketleri arasında geçiş yapan, üst üste yığılmış üç taş bloktan oluşan ortak bir kütle kompozisyonunu paylaşıyor. Yapıların dış cephesinde, ülke jeolojisine ait sekiz farklı taşın incelenmesinin ardından şantiyeden 60 kilometre uzaklıktaki kaynaktan çıkarılan Tomorri mermeri kullanılıyor. Toplam 30.333 metrekarelik inşaat alanına sahip olan projede cephe ritmi, Güney Arnavutluk'un geleneksel dokuma motiflerinden biri olan dereceli rrodhe deseninden ilham alıyor. Yapının zemin katı kamusal kullanıma tamamen açık tutulurken, çatı katında skybar, restoran ve kuraklığa dayanıklı peyzaj düzenlemeleri yer alıyor.
SOM Tasarımı 400 Lake Shore Drive Kuzey Kulesi Şikago Sahilinde Yükseldi
Skidmore, Owings & Merrill (SOM), Şikago sahil şeridinde inşa edilen 72 katlı konut kulesi 400 Lake Shore Drive Kuzey Kulesi'nin tepe noktasını (taç yapısını) tamamlayarak binanın 261 metrelik nihai profilini ortaya çıkardı. Görselleri ilk kez 2018 yılında paylaşılan ve temeli 2024 yılında atılan kule, Michigan Gölü ile Şikago Nehri'nin birleştiği noktada, Mies van der Rohe tasarımı ünlü 890-880 Lake Shore Drive binalarının yaklaşık 1,6 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Arazide planlanan iki kuleden ilki olan projenin teslimi 2027 ilkbaharında hedefleniyor ve bina bünyesinde 127'si erişilebilir/uygun fiyatlı konut olmak üzere toplam 635 kiralık daire barındırıyor. SOM'un Şikago stüdyosu ile merhum David Childs ortaklığında tasarlanan kule; kademeli terasları, Şikago cumba pencerelerine gönderme yapan açılı cam giydirme cephesi ve dikey kompozisyonu tamamlayan 25 metrelik mimari tacı ile öne çıkıyor. Kulenin kademeli geri çekilmeleri ve narin profili, rüzgar kuvvetlerini mekanik sönümleyiciler yerine doğrudan form aracılığıyla çözebilmek adına önce SOM'un kendi rüzgar tünelinde, ardından RWDI ile yapılan rüzgar testleri sonucunda geliştirildi. Taç kısmındaki çelik ve beton strüktür, mekanik sistemleri ile bina bakım ünitesini gizlerken aynı zamanda paratoner sistemine de destek sağlıyor.
Populous'tan Qiddiya City'de Yeşil Cepheli Ulusal Tenis Merkezi
Qiddiya Investment Company, Suudi Arabistan'ın Qiddiya City kentinde Populous tarafından tasarlanan Ulusal Tenis Merkezi projesini duyurdu ve inşaat çalışmalarının başladığını açıkladı. Riyad'ın 45 kilometre batısında, Tuwaiq Dağları içerisinde konumlanan merkez, bölgenin en büyük tenis tesisi olma özelliğini taşıyor. Tesis bünyesinde ATP, WTA ve ITF standartlarına uygun olarak inşa edilen 28 sert kort ve 2 toprak kort olmak üzere toplam 30 kort yer alıyor ve tüm alanların toplam seyirci kapasitesi 33.000 kişiye ulaşıyor. Proje tasarımı, katmanlı yeşil cepheler aracılığıyla yapıyı çevredeki doğal peyzajla entegre etmeyi hedefliyor. Komplekste açılır-kapanır çatı sistemine sahip iki çok amaçlı arena bulunuyor: 15.000 seyirci kapasiteli Merkez Kort (Centre Court) tenis dışındaki organizasyonlara da ev sahipliği yapacak şekilde tasarlanırken, 8.000 kişilik 3 Nolu Kort spor ve konser etkinliklerine hizmet verecek. Tesisin diğer üniteleri arasında 5.000 kişilik 1 Nolu Kort, 2.000 kişilik 2 Nolu Kort, altı adet yarışma ve maç kortu, altı kapalı kort, 14 antrenman kortu ve her biri 450 seyirci kapasiteli açık maç kortları yer alıyor. Merkez, Qiddiya City'nin gelecekte konut, ofis ve ticari alanları da kapsayacak geniş master planının bir parçası olarak inşa ediliyor.