Kültür Mekâna Nasıl Çevrilir? Studio NEiDA'nın İç Dünyası
Togo ve Almanya merkezli Studio NEiDA, yerel malzemeleri ve vernacular teknikleri merkeze alan disiplinlerarası yaklaşımıyla mimarlık dünyasında dikkat çekiyor. Stüdyo, kimlik, sömürgecilik sonrası okumalar ve açık tasarım süreçleri üzerine kurduğu pratiğiyle uluslararası alanda hızla yükseliyor.

Fransız-Togolu mimar Jeanne Autran-Edorh ve küratör-yazar Fabiola Büchele tarafından kurulan Studio NEiDA, Togo ve Almanya olmak üzere iki farklı coğrafyada faaliyet gösteriyor. Stüdyo kendisini "çok sayıda farklılığı barındıran mimarlık" ifadesiyle tanımlıyor ve her bağlamda yer alan varoluş çoğunluğunu dinlemeyi amaçlıyor. Pratik, Togo ile Almanya arasındaki tarihsel bağlar üzerinden besleniyor; Togo'nun geçmişindeki Alman ve Fransız sömürge dönemi izleri, stüdyonun güncel mimari yaklaşımında birer alışveriş ve gerilim noktası olarak işlev görüyor.
Stüdyonun sömürgecilik karşıtı okumalara dayanan yaklaşımı, 2025 Venedik Mimarlık Bienali'ndeki ilk Togo Ulusal Pavyonu için geliştirdikleri küratörlük çalışmasında net bir şekilde görüldü. Considering Togo's Architectural Heritage başlıklı sergi, Togo mimarisinin ne sömürgecilik deneyimiyle başlayıp ne de onunla bittiği fikri üzerine kuruldu. Sergide yerel seramik, doğramacılık, tekstil ve terzilik gibi Togo'da mevcut teknik bilgi ve malzemeler kullanıldı. Küratöryel süreç ayrıca 19. ve 20. yüzyıllar arasında Brezilya'dan serbest bırakılarak dönen köleleştirilmiş Afrikalıların geliştirdiği hibrit mimari dili de gün yüzüne çıkardı; bu yapılar toprak yapılar, iç avlular ve Barok unsurlarla şekilleniyordu.
Disiplinlerarasılık, stüdyonun temel direklerinden birini oluşturuyor. Kéré Architecture bünyesinde çalışırken tanışan Jeanne ve Fabiola, binayı sergiden, araştırmayı yapım sürecinden ya da çizimi üretmekten ayırmayan bir pratik ortaya koyuyor. Tasarım sürecini şantiyede diğer perspektiflerle karşılaşacak şekilde açık tutan stüdyo, Togo'daki Adakpame Guesthouse projesinin inşasında zanaatkarların ve inşaatçıların yönlendirmeleriyle projenin ilk tasavvurundan oldukça farklı bir sonuca evrildiğini belirtiyor. Toprak gibi yerel malzemelerin ve vernacular tekniklerin kullanılması, stüdyonun hiçbir binanın sıfırdan başlamadığı fikrine dayanıyor; aksine her toprak parçası hâlihazırda süregelen bir konuşmanın parçası olarak görülüyor.
2023 yılında kurulmasına rağmen kısa sürede uluslararası görünürlük kazanan Studio NEiDA, 2025 yılında ArchDaily Next Practices Ödülleri'nin kazananları arasında yer aldı. Aynı yıl Jeanne Autran-Edorh, Afrika'nın en etkili 50 kadın mimarından biri olarak gösterildi. Stüdyo ayrıca Venedik Bienali Togo Pavyonu küratörlüğünün yanı sıra 24. Triennale Milano'ya katıldı. 2026 yılında Jeanne, Europe 40 Under 40 ödülüne layık görülürken, Hôtel de la Paix odaklı modern mimari araştırmaları da geniş yankı uyandırdı. Eylül 2026'da Nairobi'de düzenlenecek olan ilk Pan-African Architecture Biennale'ye katılacak olan stüdyo, Afrika mimarisinin dışsal modellerin alıcısı değil, bir bilgi ve gelecek üreticisi olarak kabul edildiği yeni perspektifin temsilcileri arasında yer alıyor.