Lacol'dan Cristina Gamboa ile Konut, Katılım ve Ortak Yaşam Üzerine

Barselona merkezli kooperatif Lacol'un kurucu ortağı Cristina Gamboa, UIA 2026 Barselona Dünya Mimarlık Kongresi'nde mimarın rolünü yeniden tanımlayan kooperatif pratikleri ve ortak yaşam modellerini anlattı.

Lacol'dan Cristina Gamboa ile Konut, Katılım ve Ortak Yaşam Üzerine

Barselona'da düzenlenen UIA 2026 Dünya Mimarlık Kongresi sırasında konutun geleceğine dair tartışmalar yalnızca tasarım sorularıyla sınırlı kalmayarak yönetim, mülkiyet ve uzun vadeli sürdürülebilirlik konularını da kapsayacak şekilde genişledi. Bu tartışmalara katkı sunan konuşmacılar arasında, mimarlık, konut savunuculuğu, inşaat yönetimi ve çevresel araştırmaları kooperatif bir model etrafında birleştiren Barselona merkezli Lacol ofisinin kurucu ortağı Cristina Gamboa da yer aldı. Kongre süresince ArchDaily, Gamboa ile kooperatif pratiğin mimarın rolünü nasıl yeniden şekillendirdiğini, katılımın neden sadece bir danışma sürecinin ötesine geçtiğini ve La Borda ile La Morada gibi projelerin toplu yaşam, bakım ve konut politikaları hakkındaki tartışmaları nasıl beslemeye devam ettiğini konuştu.

Kongre kapsamında öne çıkan bu söyleşide, topluluk odaklı tasarım yaklaşımlarının kentsel krizler karşısındaki dönüştürücü gücü ele alındı. Lacol ekibinin La Borda ve La Morada gibi projelerle hayata geçirdiği kooperatif modeller, kullanıcıların yalnızca konut sahibi olmasını değil, aynı zamanda mekânın yönetiminde ve ortak yaşam alanlarının şekillendirilmesinde aktif birer söz sahibi olmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, mimari pratik içerisinde geleneksel hiyerarşileri kırarak tasarım sürecini katılımcı bir ortak akıl platformuna dönüştürüyor.

Söyleşide ayrıca mimarların çevresel araştırmalar ve inşaat yönetimi gibi alanlarda üstlendiği rollerin, sürdürülebilir topluluklar yaratmadaki kritik önemi vurgulandı. Cristina Gamboa, ortak yaşam kurgularının bireysel mülkiyet odaklı yapılaşmaya kıyasla kaynakların daha adil paylaşımına olanak tanıdığını ve kentsel dokuda dayanışma ağlarını güçlendirdiğini belirtti. Bu bağlamda mimari, sadece fiziksel bir yapı üretmekten öte, toplumsal ilişkileri ve ortak yaşam kültürünü örgütleyen bir araç olarak konumlanmaktadır.

UIA 2026 kongre platformunda paylaşılan bu fikirler, dünya genelinde derinleşen konut krizine karşı alternatif çözümler arayan mimarlık profesyonelleri ve araştırmacılar için yol gösterici bir çerçeve sunuyor. Lacol'un kooperatif modeli, mimarlık mesleğinin toplumsal sorumluluklarını yeniden hatırlatırken, geleceğin yaşanabilir kentlerinin ancak ortak akıl ve kolektif yapım süreçleriyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.