Lina Bo Bardi’nin Çin’deki İlk Sergisi: "The Poetics of Survival"

Şanghay Power Station of Art, Brezilyalı mimar Lina Bo Bardi’nin çalışmalarını "The Poetics of Survival" başlıklı sergiyle ağırlıyor. OPEN Architecture tarafından tasarlanan sergi, mimarın hayatta kalma ve yaratıcılık üzerine kurduğu poetik yaklaşımı merkezine alıyor.

Lina Bo Bardi’nin Çin’deki İlk Sergisi: "The Poetics of Survival"

Şanghay’daki Power Station of Art (PSA), 25 Temmuz - 25 Ekim 2026 tarihleri arasında Brezilyalı mimar Lina Bo Bardi’nin Çin’deki ilk kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Renato Anelli küratörlüğünde hazırlanan "The Poetics of Survival" (Hayatta Kalmanın Poetiği) adlı serginin mekânsal tasarımı, PSA’nın Huangpu’daki 2.300 metrekarelik alanında OPEN Architecture tarafından gerçekleştirildi.

Sergi, Lina Bo Bardi’nin çalışmalarını klasik bir retrospektif yerine, "hayatta kalmanın poetiği" kavramı üzerinden ele alıyor. Bu kavram, yaratıcı üretimin tarihsel baskı veya kriz gibi zorlayıcı durumlarla başa çıkmada bir araç olarak kullanılmasını ifade ediyor. Serginin başlangıcında, Bardi’nin SESC Pompéia projesindeki iç mekan havuzunun bir replikası yer alıyor. Orijinal ölçeğinde yeniden üretilen bu eser, mekanda adeta yere değmeden süzülüyormuş gibi konumlandırılarak, üzerindeki çakıl taşları ve tavandan damlayan su sistemiyle ziyaretçileri karşılıyor.

OPEN Architecture, sergi alanını tanımlamak için tek bir sürekli eğri formunda doğal keten kumaş kullanmayı tercih etti. Kumaşın drape, geçirgenlik ve hafiflik gibi özellikleri, Bardi’nin mimari dilindeki yalınlık ve uyarlanabilirlik ilkeleriyle paralellik gösteriyor. Bu esnek yapı, dokuz farklı sergileme alanı oluştururken çizimlerden modellere, fotoğraflardan mobilya tasarımlarına kadar geniş bir içerik yelpazesini bir araya getiriyor. Sergi metinleri ise doğrudan keten yüzeylere serigrafi tekniğiyle basıldı.

Sergide kullanılan "Beam Bench" gibi özel mobilyalar ve teşhir üniteleri bizzat OPEN Architecture tarafından tasarlandı. Ayrıca, inşaat demirleri sergi alanındaki koruyucu bariyerleri oluşturmak için bükülürken, havuzdaki kayalar keten bölücüleri sabitlemek için ağırlık olarak kullanıldı. Bu yaklaşım, serginin her detayının Lina Bo Bardi’nin tasarım etiğiyle bir bütünlük oluşturmasını sağlıyor.