MAD tarafından tasarlanan Lucas Museum of Narrative Art kapılarını açıyor
Los Angeles'ta konumlanan ve uzay gemisini andıran tasarımıyla dikkat çeken Lucas Museum of Narrative Art, 22 Eylül'de ziyarete açılıyor. George Lucas ve Mellody Hobson tarafından kurulan müze, beş katlı yapısı ve biyomorfik formlarıyla öne çıkıyor.

Mimarlık stüdyoları MAD ve Stantec iş birliğiyle Los Angeles'taki Exposition Park yakınlarında inşa edilen Lucas Museum of Narrative Art, anlatı sanatına adanmış özgün bir yapı olarak öne çıkıyor. 13 dönümlük bir alana yayılan müze, 22 Eylül'de kamuoyuna açılacak. Yapı, ortada daralan ve uç kısımlarında genişleyen eliptik formuyla bir uzay gemisini anımsatan estetiğe sahip. Dış cephesi, ortalama 2,4 metreye 9,7 metre boyutlarında olan 1.271 adet fiberglas takviyeli polimer panel ile kaplanmış durumda.
MAD kurucusu Ma Yansong, yapının "duygusal bir mimari alan" oluşturacak şekilde tasarlandığını ve her noktasında akışkan bir yapı sergilediğini belirtiyor. Binanın zeminden yüksekte asılı kaldığı izlenimini vermek amacıyla kullanılan büyük çıkmalar, biyomorfik formun vurgulanmasına yardımcı oluyor. Yapının merkezinde yer alan yarı açık plaza, 185 fit uzunluğundaki çelik kirişlerle desteklenen devasa bir oculus ile taçlandırılıyor. Bu oculus, binanın iç mekanına doğal ışık sağlarken üst galeri katlarını birbirinden ayırıyor.
Müzenin iç mekan tasarımı ise işlevsel bir çeşitlilik sunuyor. Zemin katta yer alan lobiler, biri ahşap kaplama diğeri ise kavisli beyaz panellerle ayrışan iki farklı estetik sunuyor. Üç adet silindirik cam asansör, ziyaretçileri üst katlardaki galeri alanlarına taşırken, Rockwell Group tarafından tasarlanan Skywalker Grill restoranı beşinci katta yer alıyor. WHY Architecture tarafından tasarlanan galerilerde ise mağara resimlerinden Renaissance dönemine ve Star Wars objelerine kadar geniş bir koleksiyon sergileniyor.
Çevresel peyzaj düzenlemesi Studio-MLA tarafından gerçekleştirilen proje, binayı bulunduğu park ile bütünleştirmeyi hedefliyor. Topografik değişimler, bahçeler ve yaya yolları ile kurgulanan çevre düzenlemesi, ziyaretçilere bir hikaye yolculuğu sunuyor. Ayrıca, yapının sismik dayanıklılığı için 281 adet temel izolatörü kullanılmış olup, zemin katta binayı çevreleyen bir "hendek" sistemi ile olası deprem hareketlerine uyum sağlanması hedeflenmiştir.