Melike Altınışık: Parametrizm Mimari Düşünce Biçimimizi Değiştirdi

Türk mimar Melike Altınışık, parametrik tasarımın mimariyi bir sistem düşüncesine dönüştürerek olumlu yönde etkilediğini savunuyor. Ancak Altınışık, bu yöntemin evrensel bir stil haline getirilmesi hedefinin mimariyi tek tipleştirebileceği konusunda uyarıyor.

Melike Altınışık: Parametrizm Mimari Düşünce Biçimimizi Değiştirdi

Türk mimar Melike Altınışık, parametrik tasarımın mimari üzerindeki etkisini değerlendirdiği bir röportajda, bu yöntemlerin mimariyi "nesne üretiminden" "sistem düşüncesine" kaydırdığını belirtti. 2006-2013 yılları arasında Zaha Hadid Architects bünyesinde çalışan ve 2013 yılında kendi stüdyosu Melike Altınışık Architects'i (MAA) kuran mimar, parametrizmin biçimsel bir kimlikten ziyade karmaşıklıkla çalışma disiplini kazandırdığını vurguluyor.

Altınışık, parametrik tasarım araçlarının evrensel olarak kullanılabileceğini ancak mimarinin evrensel bir stile dönüşmemesi gerektiğini savunuyor. Küreselleşen dünyada mimarinin görsel olarak tek tipleşme riski taşıdığını belirten Altınışık, "Mimari, kültürel ve coğrafi olarak özgün kalmalıdır. İklim, malzeme gelenekleri, sosyal desenler ve kentsel tarihler büyük farklılıklar gösterir" diyor. Tasarımcıya göre, algoritmik düşüncenin gücü bağlama yanıt verme kapasitesinde yatar; bu nedenle parametrik yöntemlerin çıktıları yerel bağlamla anlamlı sonuçlar üretmelidir.

MAA'nın portföyünde yer alan Çamlıca TV ve Radyo Kulesi ile Seul Robot ve Yapay Zeka Müzesi gibi projeler, parametrik tasarımın akışkan formlarını yansıtmakla birlikte, Altınışık için asıl odak noktası bu formların arkasındaki zekadır. Tasarımlarında hesaplamalı yöntemleri, doğayı, teknolojiyi ve insan deneyimini bütünsel sistemlerde birleştirmek için kullandığını ifade eden mimar, Zaha Hadid ile geçirdiği süreci "dönüştürücü" olarak tanımlıyor. Altınışık, karmaşıklığın basitleştirilmek yerine ustalaşılması gereken bir alan olduğunu ve dijital araçların süsleme için değil, mekansal mantığı ve yapısal inovasyonu test etmek için kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Sonuç olarak Altınışık, mimarların hem malzeme zanaatına hem de algoritmik mantığa hakim olmaları gerektiğini vurgularken, kendi yaklaşımının önceki nesillerden miras aldığı cesareti modern teknoloji ve insan deneyimiyle harmanlamak olduğunu belirtiyor.