Mimarlık Sadece Toplumu Yansıtmaz, Onun Hayatta Kalmasını Belirler
Tezuka Architects'ten Takaharu Tezuka, mimarlığın estetik bir form arayışından toplumsal dayanıklılık ve sosyal fayda üreten kalıcı çözümlere uzanan yolculuğunu paylaşıyor.

Japon mimarlık ofisi Tezuka Architects'in kurucuları Takaharu ve Yui Tezuka, mimarlık dünyasında geleneksel sınırları aşan, doğa ve insan deneyimini bir araya getiren projeleriyle tanınıyor. San Diego'da düzenlenen AIA Conference on Architecture & Design 2026 kapsamında Amerikan Mimarlar Enstitüsü (AIA) tarafından Onursal Üyelik (Honorary Fellowship) unvanına layık görülen Takaharu Tezuka, Blaine Brownell ile gerçekleştirdiği söyleşide mimarlığın toplumsal rolünü ve zaman içindeki dönüşümünü ele alıyor.
Tezuka, yaklaşık yirmi yıl önce Echigo'daki Doğa Bilimleri Müzesi (Natural Science Museum) gibi projelerde öncelikle form arayışında olduklarını, ancak zamanla odağın doğrudan topluma kaydığını belirtiyor. Ofisin dünya çapında ses getiren Fuji Kindergarten projesi, sadece yeni bir eğitim modeli sunmakla kalmayıp, insanların yeni bir tasarım felsefesi benimsemesine de katkı sağladı.
Ofisin mevcut çalışmaları arasında toplumsal fayda ve dayanışmayı hedefleyen projeler öne çıkıyor. Kyushu'da evsizlere ve topluma geri kazandırılmaya çalışılan eski yakuza üyelerine yönelik tasarlanan yeni topluluk merkezi, bu projelerden biri. Ayrıca Himalayalar'da, Bhutan sınırına yakın ve Çin ile Hindistan arasındaki tartışmalı bir bölgede yer alan Jhamtse Gatsal Children’s Community için bir okul projesi yürütülüyor. Zorlu coğrafi koşullara ve yüksek çocuk ölüm oranlarına rağmen, bu topluluk paylaşım odaklı eğitim felsefesiyle öğrencilerin yüzde 95'ini üniversiteye göndermeyi başarıyor.
Tasarım felsefelerinin insani yardım boyutunu da açıklayan Tezuka, Shigeru Ban ile olan yaklaşımsal farklarına değiniyor. Shigeru Ban'ın afetlerin hemen ardından kağıt tüplerle hızlı ve geçici çözümler üreten bir hekim gibi çalıştığını belirten mimar, Tezuka Architects olarak kendilerinin daha uzun vadeli ve kalıcı projelere odaklandıklarını vurguluyor. Örneğin Tohoku tsunamisinden sonra inşa ettikleri anaokulunu, gelecekteki olası afetlerden korumak amacıyla kıyıdan uzakta ve yüksek bir bölgeye konumlandırarak uzun ömürlü bir dayanıklılık sağladıklarını ifade ediyor.