Modern Kalıntılar: Calque Studio ve Tahran’ın Mimari Silinişiyle Mücadelesi
Tahran’daki modern dönem yapıların korunması için çaba gösteren Calque Studio, dijital arşivleme ve adli mimari yöntemlerle şehrin hızla kaybolan mimari mirasını belgelemeyi hedefliyor. Bu girişim, mimari belgelemenin sadece bir geçmiş kaydı değil, aynı zamanda kentsel silinişe karşı bir direniş biçimi olduğunu vurguluyor.

Elbruz Dağları'nın eteklerinde yer alan Tahran, hem koruyucu hem de kısıtlayıcı bir coğrafi setin altında büyümeye devam ediyor. Aktif sismik fay hatları üzerinde kurulu olan şehir, sürekli yeniden inşa süreçleri, yıkımlar ve zorunlu modernleşme hamleleriyle şekilleniyor. 1930 ile 1980 yılları arasında yoğun bir modern mimari üretim döneminden geçen şehir, Avrupa modernizminin basit bir tekrarından öte, yerel kimlik arayışlarını yansıtan özgün bir "Geç Modernizm" dokusuna ev sahipliği yapıyor. Azadi Tower gibi yapılar, beton ve cam gibi modernist unsurların geleneksel geometrik motifler ve zanaat teknikleriyle hibritleştiği bu dönemin en belirgin örneklerini oluşturuyor.
Ancak günümüzde bu modern miras; yapısal bozulma, gayrimenkul baskısı ve koruma-özel mülkiyet çatışmaları nedeniyle tehdit altında. Tahran merkezli bağımsız bir araştırma girişimi olan Calque Studio, bu kayıpları henüz gerçekleşmeden durdurmayı amaçlıyor. Stüdyo, geleneksel mimari ölçümleme yerine adli bir soruşturma süreci izliyor. Orijinal planların eksikliği durumunda, mevcut yapıları inceleyerek, bölge sakinleriyle görüşerek ve tarihsel verileri bir araya getirerek yapıların hikayesini yeniden kurguluyor. Stüdyonun belgelediği yapılar arasında Cinema Metropol ve Cinema Asia gibi önemli noktalar yer alıyor.
Stüdyonun bir diğer dikkat çeken çalışması olan Tehran Door Project, orta 20. yüzyıl yapılarının giriş kapılarını tipolojik bir arşiv olarak dijitalleştiriyor. Eski yönetici ve mimari araştırmacı Niloofar Abounoori, bu çalışmayı adli bir vaka gibi değerlendirerek, kapıların üzerindeki pas izleri ve menteşe onarımlarının o yapının geçmişine dair en somut deliller olduğunu belirtiyor. Calque Studio, tüm bu verileri halka açık bir dijital arşivde toplayarak ve düzenlediği rehberli turlarla bu yapıları kamusal hafızaya geri kazandırarak, koruma sürecinin toplumsal katılım gerektirdiğini savunuyor.