National World War I Memorial ve Pershing Park’ın Dönüşümü

Washington, D.C.’deki Pershing Park, modern bir peyzajın korunması ile yeni bir ulusal anıtın ihtiyaçlarının birleştirildiği disiplinli bir tasarım süreciyle yeniden hayat buldu. DAVID RUBIN Land Collective tarafından yönetilen proje, tarihi dokuyu muhafaza ederek mekanı güncel kamusal kullanıma uygun hale getiriyor.

National World War I Memorial ve Pershing Park’ın Dönüşümü

Washington, D.C.’de yer alan National World War I Memorial, tarihi bir kültürel peyzajın, değerlerini koruyarak gelişen toplumsal hafızaya nasıl uyarlanabileceğini gösteren örnek bir çalışma niteliği taşıyor. 1981 yılında M. Paul Friedberg tarafından tasarlanan Pershing Park, yıllar içinde bakım eksikliği nedeniyle mekansal netliğini ve malzeme bütünlüğünü yitirmişti. DAVID RUBIN Land Collective’in liderliğinde yürütülen rehabilitasyon projesi, alanın modernist kimliğini koruyarak onu ulusal bir anıta dönüştürmeyi hedefledi.

Pennsylvania Avenue National Historic Site içerisinde yer alan ve National Park Service tarafından yönetilen park, projenin temelini oluşturan korunması gereken bir kültürel kaynak olarak kabul edildi. 2015 yılında kongre onayıyla başlatılan anıt süreci, “The Weight of Sacrifice” adlı tasarımın seçilmesiyle hız kazandı. Tasarım ekibi, U.S. Commission of Fine Arts ve National Capital Planning Commission gibi kurumlarla yapılan koordinasyon neticesinde, mekanı yıkıp yeniden yapmak yerine rehabilitasyon odaklı bir yaklaşımı benimsedi.

Friedberg’in özgün tasarımındaki batık plaza ve sınırlayıcı mekansal unsurlar muhafaza edilerek, parkın o dönemki deneyimsel özü korundu. Eski havuz alanı, hizmet ve fedakarlık temalarını işleyen “A Soldier’s Journey” adlı heykelsi frize ev sahipliği yapacak şekilde yeniden tasarlandı. Havuzun zeminine yerleştirilen platform, ziyaretçilerin heykellerle yakın etkileşim kurmasına olanak tanırken, bir şelale perdesi (scrim fountain) alanı yansıtıcı bir yüzeyden aktif bir sivil meydana dönüştürüyor. Kullanım dışı olan pavyonun yerine ise Friedberg’in mekansal mantığına sadık kalan dairesel bir belvedere inşa edildi.

Malzeme paleti, özgün tasarımı tamamlayacak şekilde genişletildi: Carnelian graniti, siyah granit ve bronz detaylar, mekanın bütünlüğünü sağladı. Peyzaj, döşemeler, su sistemleri ve donatıların restorasyonu ile projenin özgün netliği yeniden kazandırıldı. Bu proje, bir yeri ya silen ya da donduran yaklaşımların aksine, yönetilebilir bir değişim modelini benimseyerek modern bir simgeyi canlı ve etkin bir kamusal alan olarak geleceğe taşıyor.