Philip Johnson’ın İkonik 550 Madison Kulesi Yeni Restoranlara Ev Sahipliği Yapıyor

Manhattan'ın simge yapılarından 550 Madison, AD100 tasarımcısı David Rockwell imzalı yeni mekanlar Cote 550 ve Bar Chimera ile yeniden hayat buluyor. Post-modern mimarinin bu önemli adresi, gastronomi ve tasarımı bir araya getiren yeni bir dönemle güncelleniyor.

Philip Johnson’ın İkonik 550 Madison Kulesi Yeni Restoranlara Ev Sahipliği Yapıyor

Philip Johnson ve John Burgee tarafından 1984 yılında tasarlanan ve Manhattan'ın post-modern mimari simgelerinden biri haline gelen 550 Madison Avenue, güncel bir dönüşüm süreciyle dikkat çekiyor. Snøhetta tarafından gerçekleştirilen bina genelindeki yenileme çalışmaları, kulenin karakteristik mimari öğelerini korurken, zemin katındaki kemerli bölümlerin cam perde duvarlarla kapatılması gibi modern müdahaleleri de beraberinde getirdi. Pembe granitle kaplı 37 katlı bu yapı, şimdi ise gastronomi dünyasından iki dinamik ismi ağırlamaya başladı.

Projenin iç mekan tasarımları, AD100 Hall of Fame listesinde yer alan ünlü tasarımcı David Rockwell tarafından üstlenildi. Zemin katta konumlanan Bar Chimera, şarap, martini ve viski için ayrılmış özel alanlarıyla üç farklı konsepti tek çatı altında topluyor. Mekanın tasarımı, özel aydınlatma elemanları ve Martin Creed’in “Don’t Worry” ve “Coming Going” yazılı neon heykelleriyle desteklenerek bölümlere ayrılıyor.

Rockwell, bir set tasarımcısı disipliniyle kurguladığı mekanda, restoranın yeraltı katındaki ana salonu olan Cote 550’ye geçiş için etkileyici bir giriş senaryosu hazırladı. Aydınlatılmış bir koridorun sonunda yer alan aynalı otomatik kapılar, yansıtıcı yüzeyler ve teraryumlarla bezeli ana yemek salonuna açılıyor. David Rockwell restoranların tiyatro sahnelerine benzediğini ve ancak insanlar iç mekana dahil olduğunda tam anlamıyla canlandıklarını belirtiyor. Mimar, şu anda binanın asma katında yer alacak yeni bir suşi restoranının hazırlıklarını da sürdürüyor.