Portland Sanat Müzesi'ne Modernist Karakterli Cam Pavyon Eklendi

ABD merkezli Hennebery Eddy Architects ve Vinci Hamp Architects, Portland Sanat Müzesi'nin iki tarihi binasını birbirine bağlayan yeni bir pavyon tasarladı. Proje, ziyaretçi deneyimini daha akıcı ve bütüncül bir hale getirmeyi amaçlıyor.

Portland Sanat Müzesi'ne Modernist Karakterli Cam Pavyon Eklendi

Portland şehir merkezindeki iki kentsel bloğa yayılan Portland Sanat Müzesi, kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından yeni bir çehreye kavuştu. Yerel stüdyo Hennebery Eddy Architects ve Chicago merkezli Vinci Hamp Architects tarafından gerçekleştirilen projede, müzenin mevcut tarihi binaları modernize edilirken aralarına yeni bir bağlantı yapısı eklendi. Müze, Pietro Belluschi tarafından tasarlanan 1932 tarihli Belluschi Binası ve Frederick Fritsch tasarımı 1926 yapımı, eski bir mason tapınağı olan Mark Binası'ndan oluşuyor.

Projenin merkezinde, adını Portland'da büyüyen soyut dışavurumcu sanatçı Mark Rothko'dan alan 2.230 metrekarelik (24.000 fit kare) çok katlı Mark Rothko Pavyonu yer alıyor. Tasarım ekibi, bu yeni yapının daha önce kopuk olan sirkülasyonu ve farklı kat seviyelerini birleştirerek sezgisel bir ziyaretçi akışı sağladığını belirtiyor. Pavyon, sadece bir giriş alanı değil, aynı zamanda zemin seviyesinde yayalar ve bisikletliler için bir geçit oluşturan dinamik yapısıyla öne çıkıyor. Bu geçit, doğu ve batı giriş meydanlarını birbirine bağlayarak müzenin heykel koleksiyonunu kamusal alana taşıyor.

Mimari dil olarak çevresine saygılı bir yaklaşım benimseyen pavyon, Belluschi Binası'ndaki traverten detaylara ve Mark Binası'nın karakteristik dikey elemanlarına atıfta bulunan metal kayıtlı cam cephelere sahip. İç mekanda ise beyaz meşe zeminler ve granit döşemeler gibi kısıtlı bir malzeme paleti tercih edilmiş. Zemin katta herkesin kullanımına açık bir toplanma alanı olan 'Community Commons' yer alırken, üst kat terasları ziyaretçilere Portland silüetini ve South Park Blocks olarak bilinen yeşil alanı izleme imkanı sunuyor.

Genel yenileme projesi kapsamında ayrıca müzenin mevcut galerileri, oditoryumu ve sanat koruma departmanları da elden geçirildi. Mark Binası'ndaki bir kütüphane, gelişmekte olan sanatçıların çağdaş eserlerine ayrılmış 251 metrekarelik yeni bir galeri alanına dönüştürüldü.