Prix Versailles 2026: Dünyanın En Güzel 16 Oteli Seçildi
Prix Versailles, lüks konaklama anlayışının mimari bir deneyime dönüştüğü 16 özgün projeyi belirledi. Seçki, otel tipolojisinin artık sadece konaklama işlevini aşarak bütüncül yaşam alanlarına evrildiğini gözler önüne seriyor.

Prix Versailles, 2026 yılı seçkisiyle çağdaş mimari ve tasarımın en dikkat çekici projelerini belirledi. Bu seçki, Roma'daki Orient Express La Minerva'dan Portofino'daki Splendido'ya, Almanya'daki Chiemgauhof Lakeside Retreat'ten Çin'deki Imago, The ArcadiaPlace'e kadar lüks konaklamanın bütüncül bir deneyime dönüştüğü on altı projeyi kapsıyor. Listenin tamamında yer alan yapılar arasında Paris'ten La Fondation (Pca-Stream ve Roman and Williams), Tulum'dan Naboa (Jaque Studio ve Studio Wenden), Prag'dan Sir Prague (Linda Boronkay), Penang'dan Soori Penang (ScdA Architects), Tiflis'ten The Telegraph Hotel (Neri & Hu) ve Dubrovnik'ten Villa Dubrovnik (Studio 3LHD) gibi öne çıkan mimari çalışmalar yer alıyor.
Otel tipolojisi, çağdaş tasarımın en belirsiz ancak bir o kadar da test alanı niteliğindeki alanlarından biridir. Günümüzde oteller, sadece geçici konaklama işlevlerini geride bırakarak mekan, özgünlük ve aidiyet duygusu üzerine inşa edilen bütüncül dünyalara dönüşmektedir. Bu değişim, "butik otel", "tasarım oteli", "miras oteli" veya "inziva yeri" gibi tanımlamaların yaygınlaşmasıyla "otel" kavramının artık yetersiz kaldığını düşündürmektedir.
Prix Versailles tarafından seçilen projeler, göller, kayalıklar, çöller ve ormanlar gibi farklı coğrafi bağlamlara yerleşen, hem evcil hem de sahne düzenlemeli kurgular sergiliyor. Odak noktası oda ve süitlerin ötesine taşınarak kütüphaneler, açık mutfaklar, bahçeler ve hizmet ritüelleri gibi öğeler bir anlatının parçası haline getirilmiştir. Milenyum başındaki hiper-minimalist yaklaşımların aksine, bu yeni projelerde zenginlik; sessizlik ve boşluktan ziyade zamanın, ilginin, özenle seçilmiş nesnelerin ve manzaranın mevcudiyeti ile tanımlanmaktadır.