Sanatçı Cristian Chironi'nin Le Corbusier'nin Evlerindeki Deneyimi
Sardinyalı sanatçı Cristian Chironi, 2015 yılından bu yana Le Corbusier tarafından tasarlanan yapılarda yaşayarak modern mimariyi gerçek yaşam üzerinden deneyimliyor. Sanatçı, bu çok yönlü proje ile günümüz insanının ev içindeki yaşam pratiklerini sorguluyor.

Sardinyalı sanatçı Cristian Chironi, 2015 yılında başladığı "My House is a Le Corbusier" adlı projesi kapsamında, Le Corbusier'nin kariyeri boyunca inşa ettiği yapıların çoğunda ikamet etmeye devam ediyor. Marsilya, Paris, Berlin, Moskova, Bağdat ve Tokyo gibi dünya çapında on iki farklı ülkeye yayılan bu deneyim, mimara duyulan bir hayranlıktan ziyade, Le Corbusier’nin yaşamın geleceğine dair odak noktasını günümüzdeki ev yaşamını anlatmak için bir araç olarak kullanmayı hedefliyor. Proje, enstalasyonlar, performanslar, belgeseller ve gezici sergiler aracılığıyla sürekli değişen formlarda vücut buluyor.
Projenin son durağı, Le Corbusier’nin en tartışmalı ve mimari açıdan zorlayıcı eserlerinden biri kabul edilen, Tunus'taki Villa Baizeau oldu. 1928 ile 1930 yılları arasında Le Corbusier ve Pierre Jeanneret tarafından tasarlanan yapı, Fransız sömürge döneminde bir sanayici olan Lucien Baizeau için inşa edilmişti. Mimarların sahayı hiçbir zaman bizzat ziyaret etmeden tasarladığı bu konut, güneşten korunma ve doğal havalandırma ilkeleriyle iklim şartlarına uyum sağlayacak şekilde kurgulanırken, her katın kendine ait terası sayesinde sürekli bir deniz manzarasına sahip olması hedeflenmişti.
Günümüzde bir cumhurbaşkanlığı parkının içinde kalan Villa Baizeau, askeri bölge statüsü nedeniyle dışarıdan erişime oldukça kapalı bir yapı. Chironi, yönetmen Domenico Palma ile yapıyı gözlemlemeye çalıştığı sırada engellenerek alıkonulmuş, bu durum yapının modern mimarlık tarihinde paradoksal bir şekilde ulaşılamaz bir konumda olduğunu gözler önüne sermiştir. Chironi'nin sanatsal araştırması, mimariyi sadece görsel bir miras değil, gerçek yaşamla test edilen bir mekan olarak ele almaya devam ediyor.