Türkiye'de Mimarlık Eğitimi Üzerine Güncel Bir Değerlendirme
Mimarlık Eğitimi Akreditasyon Kurulu'nun (MiAK) yayımladığı "2026-2027 Mimarlık Lisans Programları Kontenjanları ve 2025-2026 Yerleşme Verileri Üzerine Değerlendirme" başlıklı rapor, Türkiye'de mimarlık eğitiminin kontenjanlardan öğrenci profiline, akreditasyondan mesleğe katılıma uzanan güncel durumunu ortaya koyuyor.

MiAK, çalışmayı her yıl takip ettiği program sayıları, öğrenci kabul puanları, kontenjanlar ve doluluk oranları üzerinden mimarlık eğitiminin yükseköğretimdeki konumunu değerlendiren araştırmalarının devamı olarak tanımlıyor. Temmuz 2026'da yapılan 2026-2027 akademik yılına ilişkin değerlendirme, Türkiye'de mimarlık eğitiminin son yıllarda belirgin bir ölçek değişiminden geçtiğini ortaya koyuyor. Toplam kontenjan 2019'daki 8.783 kişilik zirveden 2026'da 4.001'e gerilerken, program sayısının büyük ölçüde korunması; daha az öğrenciyle ancak benzer sayıda program üzerinden devam eden yeni bir yükseköğretim tablosuna işaret ediyor.
Kontenjanlarda düşüş sürüyor
2026-2027 akademik yılında Türkiye'deki mimarlık programları için belirlenen toplam kontenjan 4.001 oldu. Bir önceki yıl 4.406 olan kontenjanın 405 kişi azaltılması, yıllık bazda %9,2'lik bir gerilemeye karşılık geliyor. 2025-2026 dönemindeki 4.406 kontenjana ise 3.759 öğrenci yerleşti; 647 kontenjan boş kalırken genel doluluk oranı %85 olarak gerçekleşti.
Ancak bu ortalamanın arkasında üniversite türleri arasında belirgin bir ayrışma bulunuyor. Devlet üniversitelerinde bir önceki yıl %86 olan doluluk oranı %97'ye yükselirken, rapora göre vakıf üniversitelerinde yaklaşık her üç kontenjandan biri boş kaldı. KKTC ve yurt dışındaki programlarda da boş kontenjan sorununun sürdüğü belirtiliyor.
Rapordaki 12 yıllık karşılaştırma, iki üniversite grubu arasındaki değişimin ölçeğini daha açık gösteriyor. Vakıf üniversitelerindeki mimarlık kontenjanı 2015'te 3.986 iken 2026'da 1.196'ya geriledi. Aynı dönemde devlet üniversitelerindeki kontenjan ise 2.319'dan 2.695'e yükseldi. Grafikte özellikle 2019 sonrasında başlayan gerilemenin vakıf üniversitelerinde çok daha keskin olduğu görülüyor.
Daha az kontenjan, ancak neredeyse aynı sayıda program
Kontenjanlardaki daralmaya karşın Türkiye'deki mimarlık programlarının sayısı aynı ölçekte azalmıyor.
2026-2027 döneminde 117 üniversitedeki 129 mimarlık programı öğrenci kabul edecek. Bunların 67'si devlet, 50'si vakıf, 10'u KKTC ve ikisi yurt dışı programlarından oluşuyor. 83 program Türkçe, 46 program ise İngilizce eğitim verecek. İstanbul tek başına 34 üniversite ve 44 mimarlık programına ev sahipliği yapıyor.
Uzun dönemli veriler bu ayrışmayı daha görünür hale getiriyor. Türkiye'de mimarlık programı sayısı 2001'de 32 iken 2019'da 132'ye ulaştı. 2024'te 131, 2025'te 127 olan sayı 2026'da yeniden 129'a çıktı. Buna karşılık toplam mimarlık kontenjanı 2019'da 8.783 ile zirve yaptıktan sonra 2026'da 4.001'e düştü. Böylece yedi yılda kontenjanlar yaklaşık %54 azalırken, program sayısı büyük ölçüde korundu. Bu tablo, raporun en dikkat çekici yapısal bulgularından birini oluşturuyor: Türkiye'de mimarlık eğitimi artık geçmişe göre çok daha az öğrenci kabul ediyor, fakat bunu hemen hemen aynı kurumsal yaygınlık içinde sürdürüyor.
Üst başarı grubunda mimarlığın çekiciliği geriliyor
Kontenjanların azaltılması, mimarlığın en yüksek başarı grubundaki adaylar açısından tercih edilirliğinde aynı yönde bir iyileşme yaratmış görünmüyor.
Mimarlığı tercih eden en başarılı adayın başarı sırası 2023 yılında 12.057, 2024'te 12.900 iken 2025 yılında 15.834'e geriledi. Aynı dönemde raporda verilen yerleştirme puanı göstergesi de 2023'te 511'den, 2024'te 494'e ve 2025'te 491'e düştü. MiAK, kontenjanlardaki belirgin azaltıma rağmen bu eğilimin devam etmesini, programların üst başarı grubundaki adaylar açısından tercih edilirliğinin artmadığı şeklinde değerlendiriyor.
Bazı stüdyolarda birinci sınıf mevcudu 15 kişinin altında
Rapor yalnızca toplam kontenjanlara değil, programların iç ölçeğine de dikkat çekiyor. 2025-2026 akademik yılında 17 mimarlık programında birinci sınıfa kayıt yaptıran öğrenci sayısı 15'in altında kaldı. Bu programlarda toplam 139 öğrenci eğitime başladı.
127 program içinde 17 programlık bu grup yaklaşık %13'lük bir oran oluşturuyor. MiAK, tasarım stüdyolarının akran öğrenmesi, grup tartışması ve farklı bakış açılarının etkileşimine dayalı yapısı nedeniyle düşük öğrenci sayılarının stüdyo kültürü üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Mimarlık eğitiminin görünmeyen ölçeği: uluslararası öğrenciler
Raporda öne çıkan diğer başlıklardan biri uluslararası öğrenci hareketliliği.
2025-2026 akademik yılında YKS kapsamında 4.406 mimarlık kontenjanı bulunurken üniversitelerin ilan ettiği yabancı öğrenci kontenjanı 3.009 olarak kaydedildi. Bu sayı YKS kontenjanlarının yaklaşık %68'ine karşılık geliyor. Aynı dönemde mimarlık programlarına toplam 5.350 öğrencinin kayıt yaptırdığı belirtiliyor.
YKS ile yerleşen 3.759 öğrencinin tamamının kayıt yaptırdığı varsayımından hareket eden rapor, toplam kayıtlarla arasındaki 1.591 kişilik farkın yabancı öğrencilerden kaynaklanabileceğini değerlendiriyor. Bu hesaplamaya göre yabancı öğrenci sayısı, YKS ile yerleşenlerin yaklaşık %42'si büyüklüğünde.
Bununla birlikte MiAK, bu farkın yorumlanmasında Mavi Kart sahipleri, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrenciler gibi farklı statülerin de dikkate alınması gerektiğini özellikle belirtiyor.
Uluslararasılaşmanın yalnızca vakıf üniversiteleriyle sınırlı olmadığı da rapordaki veriler arasında. 2025-2026 döneminde 28 üniversitedeki 28 mimarlık programında yabancı öğrenci sayısı YKS ile yerleşen öğrenci sayısını geçti. Bu programlardan sekizi devlet üniversitelerindeki Türkçe bölümlerdi; söz konusu sekiz programda YKS ile yerleşen toplam 40 öğrenciye karşılık 100 yabancı öğrenci kayıt yaptırdı.
Türkiye'de yaklaşık 38.700 kişi mimarlık eğitimi alıyor
2025-2026 akademik yılı itibarıyla Türkiye'de mimarlık alanında lisans düzeyinde 34.281, yüksek lisansta 3.098 ve doktorada 1.279 öğrenci bulunuyor. Böylece mimarlık eğitiminin toplam öğrenci büyüklüğü 38.658 kişiye ulaşıyor.
Lisans öğrencilerinin 12.177'si İstanbul'daki programlarda eğitim görüyor. Bu, Türkiye'deki tüm mimarlık lisans öğrencilerinin yaklaşık %36'sının İstanbul'da bulunduğu anlamına geliyor. Rapora göre mimarlık eğitimi 46 ile yayılmış olmasına rağmen öğrenci yoğunluğu belirli merkezlerde, özellikle İstanbul'da kümelenmeye devam ediyor.
Akredite programlarda doluluk daha yüksek
MiAK akreditasyonuna sahip programların 2025-2026 dönemindeki toplam kontenjanı 1.579, yerleşen öğrenci sayısı ise 1.420 oldu. Bu programlarda doluluk oranı %90, akredite olmayan programlarda ise %83 olarak kaydedildi.
2026-2027 akademik yılında toplam 4.001 kontenjanın 1.377'si, yani yaklaşık %34'ü, MiAK akreditasyonuna sahip programlarda bulunuyor. Raporda bu fark, akreditasyon ve eğitim niteliğinin adaylar açısından giderek daha fazla dikkate alınıyor olabileceği şeklinde yorumlanıyor.
Mesleğe katılım sürerken geçmişteki yüksek kontenjanların etkisi devam ediyor
Eğitimdeki daralma, henüz mesleğe yeni katılanların sayısına aynı ölçekte yansımış değil.
Rapora göre 23 Temmuz 2026 itibarıyla Mimarlar Odası'na kayıtlı mimar sayısı 94.173. Odaya kayıtlı olmayan mimarlara ilişkin ise kesin bir veri bulunmuyor.
Rapordaki uzun dönem grafiğine göre Mimarlar Odası'na bir yılda yapılan yeni mimar kaydı 2000 yılında 1.159 iken 2020'de 4.718'e, 2021'de 5.509'a, 2024'te 5.936'ya ulaştı. 2025 yılında ise 5.707 yeni kayıt gerçekleşti. MiAK, son yıllardaki kontenjan düşüşüne karşın geçmiş dönemlerin yüksek öğrenci kontenjanlarının etkisinin meslek ortamında hâlâ hissedildiğine dikkat çekiyor.
Mimarlık eğitimi için mesele artık yalnızca kontenjan değil
MiAK'ın ortaya koyduğu tablo, Türkiye'de mimarlık eğitiminin son birkaç yılda basit bir kontenjan azaltımından daha kapsamlı bir dönüşümün içinde olduğunu gösteriyor. Devlet üniversitelerinde doluluk oranlarının yükselmesi kontenjan politikasının belirli sonuçlar ürettiğine işaret ederken; vakıf, KKTC ve yurt dışı programlarındaki boşluklar aynı politikanın bütün programlar için yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Öte yandan yedi yılda kontenjanların yarıdan fazla azalmasına rağmen program sayısının neredeyse değişmemesi, üst başarı grubundaki adayların mimarlığa ilgisinin gerilemesi ve uluslararası öğrencilerin bazı programlarda YKS ile yerleşen öğrencilerden daha büyük bir gruba dönüşmesi, tartışmanın ölçeğini genişletiyor.
Raporun sonuç bölümünde de bu nedenle mimarlık eğitiminin yalnızca kontenjan ve doluluk üzerinden değil; eğitim niteliği, öğrenci profili, bölgesel dağılım, akreditasyon, mesleğe kabul ve istihdam koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. MiAK, uzun vadede tüm paydaşların katılımıyla bir "Türkiye Mimarlık Eğitimi Politikası" oluşturulması gerektiğini savunuyor.
Kaynak: Mimarlık Eğitimi Akreditasyon Kurulu (MiAK), 2026-2027 Mimarlık Lisans Programları Kontenjanları ve 2025-2026 Yerleşme Verileri Üzerine Değerlendirme, Y. Mimar Zeynep Yılmaz ve Mimar H. Bülend Tuna, Temmuz 2026