Xiangyang Riverside Mansion: Endüstriyel Mirastan Modern Peyzaja Dönüşüm

Çin'in Xiangyang kentinde yer alan proje, 70 yıllık bir tekstil fabrikası arazisini antik ağaçlar ve Doğu bahçesi felsefesiyle modern bir yaşam alanına dönüştürüyor. 2026 WLA Ödülleri'nde Ticari Konut Peyzaj Tasarımı dalında ödül kazanan çalışma, ekolojik koruma ile tarihsel belleği bir araya getiriyor.

Xiangyang Riverside Mansion: Endüstriyel Mirastan Modern Peyzaja Dönüşüm

Çin'in Xiangyang kentinde, Han Nehri kıyısında yer alan Xiangyang Riverside Mansion projesi, geçmişte 70 yıl boyunca hizmet veren Jihua Tekstil Fabrikası'nın mirasını temel alıyor. Chongqing Donehome Landscape Architecture Planning Design tarafından tasarlanan proje, arazinin “iş ve yaşamın iç içe geçtiği” avlu kültürünü sürdürerek, 176 adet yerel antik ağacı merkeze alan bir kurgu sunuyor. Tasarım, doğaya saygılı, huzurlu ve aidiyet duygusunu güçlendiren çağdaş bir Doğu evi yaratmayı hedefliyor.

Projenin temel tasarım stratejisi, arazi üzerindeki ağaçlara öncelik veren bir yaklaşımla “ağaçlara yol açmak ve etraflarında avlular oluşturmak” ilkesine dayanıyor. Tüm yapılar ve yollar bu antik ağaçların konumuna göre düzenlendi. Merkezi akstaki ağacı korumak amacıyla 800 metrekarelik bir yeraltı alanı tahsis edildi. Ayrıca, Taihang Dağı'ndan getirilen bin tonluk doğal taşlar, usta zanaatkarlar tarafından geleneksel yöntemlerle işlenerek şelaleler ve taş köprüler oluşturuldu. Taş duvarlar ve köprü bağlantıları, herhangi bir mekanik işleme gerek duyulmadan el işçiliği ile hayata geçirildi.

“Bahçe gezintisi” deneyimi etrafında kurgulanan rota, açık ve kapalı alanların ritmik geçişleriyle zenginleştirildi. Dawn redwood ormanı doğal bir atmosfer yaratırken, dağ silsilesini anımsatan ana giriş kapısı kent ile konut arasındaki geçişi simgeliyor. Çökertilmiş avlu alanı, Taihang taşı ile “Dağlar ve Akarsular Arasında Yolcular” tablosunun atmosferini yansıtırken, çift koridorlu sokaklar ışık ve suyun eşlik ettiği bir yolculuk sunuyor.

Ekolojik sürdürülebilirliği ön planda tutan proje, 70 yıllık habitatı olduğu gibi koruyarak mikro iklimi muhafaza ediyor. Geçirgen zeminler yağmur sularını toprağa kazandırırken, güneş enerjili aydınlatmalar enerji tüketimini azaltıyor. Tarihi bir endüstriyel alanı, ekolojik koruma ve kültürel miras ile bütünleştiren bu proje, yüksek yoğunluklu kentsel alanlar için insan odaklı ve doğa ile uyumlu bir model teşkil ediyor.