Yapay Zeka Mimari Yarışmaları Nasıl Değiştiriyor? Sweco'nun Sørumsand Deneyimi
Sweco Architects, Norveç'teki tarihi bir endüstriyel alanın dönüşümü için açılan yarışmada görselleştirme ve tasarım sürecinin tamamına yapay zekayı entegre etti. Ofisin Visoid platformunu kullanarak birinci olduğu Sørumsand Verksted projesi, yapay zekanın mimari yarışmalardaki rolüne dair yeni bir emsal oluşturuyor.

Şubat ayının sonunda bir davetle başlayan ve mayıs ortasında şampanyayla noktalanan süreç, Norveç'in güneydoğusunda üç mimarlık ekibini, yüksek beklentileri olan bir iş vereni ve yaklaşık iki aylık bir zaman dilimini bir araya getirdi. Bu iki aylık süre zarfında, Sweco Architects bünyesindeki iki mimar, ofislerinin uzun süredir etrafında dolandığı bir deneyi hayata geçirdi: Yapay zekayı bir yarışma sürecine sadece kıyısından köşesinden dâhil etmek yerine, sürecin tamamına entegre ettiğinizde ne olur? Yarışmanın şartnamesi, USBL ve SKB Property için Sørumsand Endüstri Parkı'nın (Sørumsand Verksted) dönüştürülmesini öngörüyordu. Koruma altındaki 6.000 metrekarelik (64.585 fit kare) tarihi endüstriyel alanın bir kültür arenasına dönüştürülmesi hedeflenirken, aynı zamanda yaklaşık 460 yeni konut, 10.050 metrekarelik (108.177 fit kare) ortak konut alanı ve 3.600 metrekarelik (38.750 fit kare) kamusal alan oluşturulması isteniyordu. Sweco'nun Oslo merkezindeki projeyi Svein Hertel-Aas ile birlikte yöneten Ondrej Hanousek, "Fotogerçekçi görselleştirmeler için yapay zeka kullanmaya ve bunu yarışma süreci boyunca entegre etmeye karar verdik," diyerek kararlarını şu sözlerle özetliyor: "Yapay zekaya tam anlamıyla odaklanalım ve bir şans verelim dedik."
Sweco daha önce de projelerin münferit bölümlerinde yapay zeka görselleştirme araçlarıyla deneyler yapmıştı, ancak bu yarışma için ekip, özellikle mimari iş akışları için geliştirilmiş bir yapay zeka görselleştirme platformu olan Visoid'e dayanmaya karar verdi. Sıfırdan görseller üretmek yerine Visoid, mevcut 3D modelleri temel tasarım amacını koruyarak dakikalar içinde yüksek kaliteli görselleştirmelere dönüştürüyor. Ondrej, bu yazılımın sağladığı katkıyı şu sözlerle ifade ediyor: "Biçim, malzemesellik, ölçek ve mekânsal atmosfer gibi mimari sorularla daha doğrudan çalışmayı mümkün kıldı. Sadece hacimler üzerinden çalışmaya kıyasla ekip içinde bize daha somut ve dinamik bir diyalog sağladı." Proje yöneticisi Svein Hertel-Aas ise iş akışını şöyle anlatıyor: "İş akışı, modelden alınan 3D perspektiflerin, kendi oluşturduğum referans görseller ve çizimlerden yapılan kolajlarla birleştirilerek Visoid'e aktarılmasını içeriyordu. Ardından, referans kolajdan nelerin alınması gerektiğini ve bunların nasıl uygulanacağını açıklamak için komut dizilerini (prompt) kullandım." Bu uygulama, ofisin erken tasarım araştırmalarından yinelemeli testlere ve fotogerçekçi görüntülere kadar tüm yarışma süreci boyunca yapay zekaya dayandığı ilk örnek oldu; bu sırada diyagramlar, teknik çizimler ve erken kavramsal atölye çalışmaları ise daha geleneksel yöntemlerle yürütüldü.
Mimari yarışmalar, tarihten bu yana bir fikri kutlamak kadar o fikri iletme yeteneğini de ödüllendirmiştir. İş verenlerin sürecin daha erken aşamalarında fotogerçekçi görseller talep etmesiyle birlikte görselleştirme, tasarım süreçlerindeki en büyük darboğazlardan biri haline gelmiştir. Bu durum, yapay zekanın ekiplerin çalışma biçimini yeniden şekillendirmeye başladığı temel alanlardan biridir. Yeni bir fikri test etmenin bir mesai arkadaşının tam bir gününü 3D görsellere ayırması anlamına geldiği durumlarda ekipler muhafazakarlaşmakta, yarım kalmış fikirleri sunmayı bırakıp yalnızca halihazırda emin oldukları fikirleri önermektedir. Yapay zeka ise bu zaman maliyetini dramatik bir şekilde düşürdü. Ondrej, "Son görselleştirmelerden kazandığımız zamanı, daha fazla mimari seçeneği test etmek ve proje konseptini daha da güçlendirmek için kullandık. Yapay zekayı sadece bir verimlilik aracı değil, profesyonel bir araç olarak görmemizin önemli bir nedeni de budur," diyor. Svein de benzer bir değerlendirmede bulunarak ekliyor: "Bir proje yöneticisi olarak, aklımdaki mimari ifadeyi geliştirmek için kararlılıkla çalıştım. Visoid'in yaratıcı sürece katkısı, bu ifadenin gerçekleştirilmesini sağlarken aynı zamanda çok kısa bir sürede geniş bir diğer olasılık ve konsept yelpazesini keşfetmeyi mümkün kılması oldu — ki bu başka türlü mümkün olamazdı."
Yapay zeka tarafından üretilen render'lar, ekibin üzerinde konuştuğu, tartıştığı ve geliştirdiği meşru bir diyalog parçası haline geldi. Visoid, ekiplere yanlış yönde gitme endişesi duymadan daha fazla fikri test etme özgürlüğü tanıdı. Bu sadece nihai görsellerle ilgili değildi; aynı zamanda sürecin erken safhalarında malzemesellik, atmosfer, ölçek ve diğer mimari kararları test etmenin de bir yoluydu. Bu süreç hem eğlenceli hem de daha sosyal bir nitelik kazandı. Mimarlık mesleği içindeki ortak kaygılardan biri, yapay zeka araçlarının yaratıcı çalışmayı daha tekil ve mekanik bir hale getirmesi, iş birliğinin yerini komut yazımına bırakmasıdır. Ancak Ondrej bu durumu farklı değerlendiriyor: "Birçok insan yapay zekanın işimizin yaratıcı kısmını elimizden alacağından korkuyor, ancak bu yarışma sürecin aslında nasıl daha ilgi çekici ve iş birlikçi hale gelebileceğini gösterdi. Bu tamamen onu nasıl kullandığınızı bağlı." Çalışma arkadaşları Rikke Sjohelle de Ondrej ve Svein'in çalışma sürecini gözlemlemenin aksini kanıtladığını belirtiyor: "Gerçekten sosyal ve son derece iş birlikçi bir süreçti. Araç, fikirleri birbirine karşı test etmeyi ve yalnızca soyut hacimler yerine somut mimari hamleler hakkında konuşmayı kolaylaştırdı."
Ondrej, yapay zekanın yetersiz kaldığı alanlar ve sınırları konusunda da son derece açık sözlü. Düşünülenin aksine, daha hızlı çalışmanın daha büyük bir disiplin gerektirdiğini savunuyor. "Farklı bir şekilde dikkatli olmanız gerekiyor, çünkü yapay zekaya sizin yerinize düşünmesi için biraz özgürlük veriyorsunuz," diyor Ondrej. "Tasarım hedeflerinizin ne olduğunun bilincinde olmak ve bunlar üzerinde sürekli düşünmek her zamankinden daha önemli." Tüm süreç boyunca mimarlar kontrolü ellerinde tutarak üretilen çıktıları değerlendirdi ve nihai kararları verdi. Svein bu durumu şöyle ifade ediyor: "Benim için mimari sürecin kendisi aynı kalıyor, ancak artık daha iyi mimarlık yaratmaya yardımcı olan güçlü yeni bir aracım var. Görselleştirmeleri, malzeme araştırmalarını ve benzer görevleri bir render ekibine devretmek yerine artık süreç üzerinde tam kontrole sahibim." Bu deneyim aynı zamanda birçok mimarlık firmasının genel amaçlı yapay zeka görüntü oluşturucuları ile özellikle mimarlık pratiği için tasarlanmış araçlar arasında yapmaya başladığı ayrımı da pekiştirdi. Tamamen yeni sahneler üretmek yerine, Visoid mimarların mevcut 3D modelleri üzerinden çalışarak ekibin geometri ve tasarım amacı üzerindeki kontrolünü korurken görselleştirme ve tasarım yinelemesini hızlandırdı. Ondrej, "Visoid'in arkasındaki insanların daha önce mimarlık alanında bulunduğunu görebiliyorsunuz," diyor. "Bu sadece mimarlar için pazarlanan bir aracın yeniden paketlenmesi değil; kullanma biçiminizin tamamı mimarın iş akışına gerçekten çok iyi uyum sağlıyor."
Sweco, yapay zeka araçları pratiğin geneline yayıldıkça yarışmaların temposunun hızlanmaya devam etmesini bekliyor. Bu durum paradoksal bir şekilde iş vereni okumayı ve gerçekten ne görmek istediklerini anlamayı az değil, çok daha önemli hale getiriyor. Görsel üretmek kolaylaştıkça, neyin üretileceğine dair sergilenen muhakeme yeteneği temel fark yaratan unsur haline geliyor. Ondrej, "İş verenler giderek daha fazla yapay zekanın nasıl kullanıldığını ve nerede katma değer sağladığını soruyor," diyor ve ekliyor: "Tasarımı ve iletişimi nasıl destekleyebileceği konusunda gerçek bir merak var." Sørumsand Verksted yarışmasında, yarışan ekiplerden en az birinin daha yapay zeka kullandığı görüldü; bu da yapay zeka görselleştirmesinin artık rekabetçi bir avantajdan ziyade temel bir standart haline geldiğini gösteriyor. Sweco'nun sürecini farklı kılan şey ise yapay zekayı kullanma biçimleriydi: İletişim kurmak, yinelemeler yapmak ve mimari çizimleri doğal olarak okuyamayan teknik olmayan iş verenleri ve insanları sürece dâhil etmek.
Sonuç olarak Sweco, tarihi bir endüstriyel alanı yaklaşık 460 konut ve yeni kültürel mekânlar içeren karma kullanımlı bir mahalleye dönüştürmeyi hedefleyen Sørumsand Verksted projesinin yarışmasını kazandı. Proje kapsamında alanın kültür arenası olarak yeniden kurgulanan yapılarından biri de Eureka binası oldu. Ondrej, yarışma süreçlerinin mesleki gelişimdeki yerine değinerek, "Yarışmalar hakkında sevdiğim şey, süreç boyunca profesyonel olarak büyüdüğümü her zaman hissetmemdir," diyor. "Ekibinizle çok yoğun bir şekilde çalışıyorsunuz. Derin bir odaklanma içine giriyor, fikir ve beceri alışverişinde bulunuyor, hem kıdemli hem de küçük meslektaşlarınızdan bir şeyler öğreniyorsunuz. Birbirinizle sürekli bilgi paylaşıyorsunuz." Projenin arkasındaki Sweco, 2024 yılında yaklaşık 31 milyar İsveç kronu (2,7 milyar avro) satış rakamına ulaşan, İsveç Nasdaq Stockholm borsasında işlem gören Avrupa'nın lider mimarlık ve mühendislik danışmanlık firması konumundadır.