Yeni Slussen: Stockholm’ün Kentsel ve Su Peyzajını Yeniden Birleştirmek

White Arkitekter ve Foster + Partners liderliğinde gerçekleştirilen Slussen projesi, eski ulaşım sistemlerini modernize ederek kenti kamusal alanlar ve su kıyılarıyla bütünleştiriyor. 2025 yılında açılan yeni düzenleme, trafik odaklı bir kavşağı canlı bir sosyal merkeze dönüştürüyor.

Yeni Slussen: Stockholm’ün Kentsel ve Su Peyzajını Yeniden Birleştirmek

Stockholm’ün iç kesimleri, yoğun kentsel doku ile takımadaların sunduğu geniş su peyzajının özgün bir karışımına ev sahipliği yapıyor. Bu benzersiz bağlamda, White Arkitekter ve Foster + Partners tarafından yürütülen Slussen projesi, eski su yönetimi ve ulaşım sistemlerini revize ederek şehre yeni rotalar, parklar ve meydanlar kazandırıyor. Tasarım, kentin 18. yüzyıldan kalma Gamla stan dokusu ile Södermalm arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor.

Projenin kalbi sayılabilecek Vattentorget, 2025 yılında Södermalm ve Gamla stan arasındaki su alanında hizmete açıldı. "Altın Köprü"nün altında, araç trafiğinden arındırılmış şekilde tasarlanan bu asma meydan; yayalar, bisikletliler ve araçlar için ortak bir kullanım alanı sunuyor. Kilit kanalıyla bütünleşik olarak tasarlanan alan, küçük teknelerin geçişini teatral bir deneyime dönüştürürken, su seviyelerini düzenleyen kanallar da suyla yakınlığı pekiştiriyor. Alanda kullanılan ve Highlife III modelinden uyarlanan Highlife I oturma birimleri, güneş ışığını ve manzarayı maksimize edecek şekilde yerleştirildi.

Södermalmstorg meydanı ile Vattentorget arasındaki bağlantı ise "Mälartrappan" (Mälaren Merdivenleri) olarak adlandırılan üçgen, teraslı bir yapı ile sağlanıyor. 12 metrelik kot farkını aşan bu merdivenler, Mälaren Gölü ve Saltsjön panoramik manzaralarını sunuyor. Teraslar üzerine yerleştirilen Solid Serif Top oturma elemanları, ziyaretçilerin Victoria Kilit kanalı üzerindeki tekneleri izlemesine olanak tanıyor.

Proje genelinde kullanılan Streetlife tasarımı oturma elemanları, Accoya ahşabı ve toz boya kaplamalı yüzeylerle hem konfor hem de dayanıklılık sunuyor. Esnek bir etkinlik alanı olarak kurgulanan Södermalmstorg, bisiklet yolları ve yoğun bitkilendirme ile çevrelenerek, kentin tarihi dokusunu koruyan ve sosyal etkileşimi artıran bir kamusal odak noktası oluşturuyor.