Dangerous by Design 2026 Raporu Sokak Güvenliğinde Tasarımı Öne Çıkarıyor
Smart Growth America tarafından yayınlanan rapor, yaya ölümlerini azaltmada peyzaj mimarlarının kritik rolünü ve güvenli sokak tasarımının önemini vurguluyor.

Smart Growth America ve ASLA'nın kurucu üyesi olduğu National Complete Streets Coalition tarafından hazırlanan "Dangerous by Design 2026" raporunun yeni edisyonu, sokak ve kamusal alan tasarımlarının kamu güvenliği üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyuyor. Rapora göre, geçtiğimiz iki yıl içinde yaya ölümlerinde küçük bir düşüş kaydedilmiş olsa da, 2024 yılında 7.080 yaya ölümü yaşanması, mevcut yol tasarımlarının insanlar için hala tehlikeli olduğunu kanıtlıyor.
Raporda yol güvenliğinin temelinde yatan bir tasarım sorunu olduğu belirtiliyor. Geniş şeritler, uzun geçiş mesafeleri ve kısıtlı yaya altyapısı ile yüksek araç hızlarını önceliklendiren sokaklar, önlenebilir trajedilere yol açmaya devam ediyor. Bu durum karşısında ulaştırma kurumlarına trafik sakinleştirme, görünürlüğü artırma, yaya geçişlerini kısaltma ve herkes için daha güvenli ortamlar oluşturma gibi kanıtlanmış tasarım stratejilerini uygulama çağrısı yapılıyor.
Bu öneriler, her gün sokakları tüm yaş ve yetenek grupları için güvenli kamusal alanlara dönüştüren peyzaj mimarlarının çalışma pratikleriyle doğrudan örtüşüyor. Tamamlanmış Sokaklar (Complete Streets), bağlama duyarlı yol tasarımı, yeşil altyapı ve çok modlu ulaşım ağları gibi stratejiler, sadece güvenliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda toplum sağlığını, çevresel direnci ve ekonomik canlılığı da destekliyor. Özellikle yaya ölümlerinin %57'sinin eyalet kontrolündeki yollarda meydana gelmesi, eyalet ulaştırma politikalarının ve güvenli sokak tasarımına yapılan yatırımların önemini artırıyor.
Rapor, daha iyi sonuçların mümkün olduğunu kanıtlanmış müdahalelerle gösteriyor. Peyzaj mimarları, araç odaklı yolları herkes için güvenli mekanlara dönüştürme konusunda disiplinler arası uzmanlıklarıyla bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. ASLA üyeleri için bu bulgular, güvenli, eşitlikçi ve dirençli ulaşım sistemlerinin teşvik edilmesi adına önemli bir savunuculuk fırsatı sunuyor.