Frank Lloyd Wright’in Guggenheim Müzesi İçin Beyaz Renge Olan İtirazı
Frank Lloyd Wright, Guggenheim Müzesi'nin iç mekanlarında beyaz boya kullanımına karşı çıkarak bu tercihin yapıyı bir "mezar" haline getireceğini savunmuştu. Mimarın 1958 yılında müze yönetimiyle yaşadığı bu çatışma, yapının estetik bütünlüğüne dair vizyonunu gözler önüne seriyor.

Guggenheim Müzesi’nin mimarı Frank Lloyd Wright, 1958 yılının Mart ayında, o dönem 90 yaşındayken müzenin yeni direktörü James Johnson Sweeney ile keskin bir anlaşmazlık yaşadı. Anlaşmazlığın odağında, müzenin sergi alanlarında kullanılması planlanan beyaz boya yer alıyordu. Sweeney başlangıçta sadece kendi ofisi için beyaz rengi tercih etmiş olsa da, kısa süre içinde bu tercihi tüm sergi alanlarına yaymayı hedefledi. Wright, yapının inşasını yöneten Harry Guggenheim’a gönderdiği notlarda, beyaz rengi "gün ışığı altında yıkıcı" ve modern sanatın mezarı olarak tanımlayarak bu karara şiddetle karşı çıktı.
Wright, kendi tasarladığı yapıyı "dayanışma içindeki gün ışığı formları" ile biçimlenmiş heykelsi bir mimari eser olarak görüyor ve beyaz rengin bu mimariyi tahrip edeceğine inanıyordu. Mimar, beyazın bir renk değil, tüm renklerin toplamı olduğunu savunarak, müzenin içini bir kefene veya bir mezara benzetiyordu. Hatta durumu bir adım öteye taşıyarak, bu durumu mimara karşı bir "S.O.S!" çağrısı olarak mimarlık eleştirmeni Aline Saarinen’e iletti ve müze mütevelli heyetinin beyaz boya konusundaki ısrarını kırmaya çalıştı.
1992 yılındaki restorasyon ve on katlı kule ilavesinden sonra müzenin dış cephesi, Fifth Avenue’deki açık renkli taş binalarla uyum sağlaması amacıyla beyaza yakın bir griye boyandı. 2007 yılında New York City Landmarks Preservation Commission, binanın dış cephesinin Wright’ın orijinal tercihi olan "Buff" (sarımtırak bej) rengine döndürülmesi tartışmalarını değerlendirdi. Ancak yapılan incelemelerde dış cephede on bir kat boya olduğu ve zamanla daha açık tonlara geçildiği anlaşıldı. Kurul, sonunda müzenin Tnemec BF72 Platinum renginde kalmasına karar verdi. Günümüzde doğal ışığın etkisiyle beyaza yakın görünen cephe, Wright’ın müze üzerindeki estetik kontrolü kaybetme endişesinin bir yansıması olarak tarihteki yerini koruyor.