Mimarlık ve Peyzaj Sınırlarını Eriten 30 Yıllık Co-Design Ortaklığı
Grant Associates ve FCBStudios, yaklaşık otuz yıldır sürdürdükleri ortaklıkla mimarlık ve peyzaj tasarımı arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Keith French ve Keith Bradley, kolektif tasarım sürecinin detaylarını paylaşıyor.

Grant Associates ve Feilden Clegg Bradley Studios (FCBStudios), yaklaşık otuz yıldır sürdürdükleri iş birliğiyle mimarlık ve peyzaj tasarımı arasındaki sınırları ortadan kaldırıyor. İlk büyük ortak projeleri olan 1997 yılındaki Earth Centre'dan bu yana iki ofis, karşılıklı güven ve entegre bir çevre vizyonu üzerine kurulu bir ortaklık yürütüyor. Grant Associates Direktörü Keith French ve FCBStudios Kurucu Ortağı Keith Bradley, World Landscape Architecture (WLA) ile gerçekleştirdikleri söyleşide, co-design (ortak tasarım) yaklaşımının detaylarını ve iki disiplin arasındaki üretken gerilimi ele alıyor.
Keith French ve Keith Bradley, ilişkilerinin temelinin Earth Centre projesinde atıldığını belirtiyor. Bu projeden önce BRE Energy Efficient Office of the Future gibi çalışmalarda bir araya gelmiş olsalar da, asıl metodolojik yakınlaşma Earth Centre sürecinde gerçekleşti. French, FCBStudios ekibinin binaların çevresel performansını anlama konusundaki titizliğini ve aynı zamanda peyzaj yaklaşımına gösterdikleri empatiyi vurguluyor. Bradley ise peyzajın projeye sonradan eklenen bir katman olmaktan ziyade, en başından itibaren tasarım düşüncesinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alındığını ifade ediyor.
Ortaklar için "co-design" kavramı, geleneksel disiplinler arası iş birliğinin ötesine geçiyor. French'e göre co-design, farklı disiplinlerin kendi fikirlerini geliştirip sonradan bir araya getirmesi değil; fikirlerin en baştan itibaren birlikte geliştirilmesi anlamına geliyor. Bu süreç mimarlık, peyzaj, ekoloji ve mühendislik gibi alanların, temel kararlar alınmadan önce birbirini etkilemesine olanak tanıyor. Bradley de temel kararlar alınırken tüm disiplinlerin erken aşamada sürece dahil olmasının önemine dikkat çekerek, bireysel fikirlerin mülkiyetinden ziyade kolektif sürecin başarısına odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Peyzaj mimarlığı ve mimarlık disiplinleri sahaya farklı açılardan yaklaşıyor. Peyzaj mimarları bağlam, ekoloji, iklim, su, bitki örtüsü ve hareket gibi daha geniş bir çerçeveden başlarken; mimarlık ise program, form, yapı, malzeme ve insan ilişkilerine odaklanıyor. French ve Bradley, bu farklı bakış açılarının birbirini tamamladığını ve aralarındaki gerilimin üretken olduğunu savunuyor. Bu entegrasyonun en somut örnekleri arasında Accordia projesi ile tescilli Mountbatten House'un yenilenmesini kapsayan Plant, ‘The Hanging Gardens of Basingstoke’ projesi yer alıyor. Accordia'da geliştirilen "büyük ve kullanışlı bir bahçe içinde yaşama" fikri, Bristol'daki yeni bir mahalle olan Brabazon projesine de yön veriyor.
Son olarak, başarılı bir co-design süreci için French; özen (care), merak (curiosity) ve ortak vizyon (shared ambition) unsurlarını öne çıkarırken, Bradley ise güven (trust), merak (curiosity) ve ortak vizyon (shared ambition) kavramlarının önemini vurguluyor.